Pope - Islamic World Crisis (2)

September 2006

News  Update (2)  - English,  Turkish,  Spanish,  French


17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr

İtalyan basını: Vatikan yine Ortaçağ’a döndü

Eda BERKBAYRAK / MİLANO (DHA)

Katolik dünyasının dini lideri Papa 16. Benedikt’in sözlerine İtalyan politikacılar farklı tepkiler verdi.

 

Bazıları Papa’ya destek çıkarken bazıları da objektif yorumlarda bulundu.

Başbakan Romano Prodi, Çin gezisi sırasında bu konudaki bir soruya şöyle yanıt verdi:

“Hiç bir polemik olamaz. Papa gerçekte ne düşündüğünü halihazırda açıkladı. Dinlerarası diyalog ve her inanca saygı temeldir. Din, şiddeti doğrulamaz. Tüm dinler karşılıklı diyalog, birlikte yaşama ve dünya barışı sözü vermeli."

Ancak Prodi’nin olayın kapanması taraftarı olduğunu yansıtan bu sözlerine karşılık, koalisyon ortağı Kominist Parti’nin sözcüsü konumundaki İl Manifesto Gazetesi’nde, “Vatikan yine Ortaçağ’a döndü" başlığıyla yayınlanan haberde Papa 16.Benedikt eleştiri bombardımanına tutuldu.

/_newsimages/2169712.jpg"PAPA SÖYLEDİKLERİNİN NEREYE GİDECEĞİNİ KAVRAYAMADI"

Haberde, ikinci başlık olarak, “26 yıllık Papa 2. John Paul bir anda buhar oldu" cümlesine yer verdi.

Haberde, Papa 2. John Paul’un İslam alemiyle bir köprü kurduğu belirtilerek, “Ancak Papa 16. Benedikt bir konuşma yaptı. Bunu bir teoloji profesörü gibi yaptı. Papa olduğunu ve söylediklerinin nereye gideceğini kavrayamadı. Şimdi İslam dünyası özür bekliyor. Bu, Papa’yı zor durumda bırakıyor. Çünkü bu Papa’nın yanılmazlık dogmasına ters düşüyor. Ve yıllardır kullanılmayan bu dogmanın kilise tarafından yeniden öne sürülme riski var. Bu da dinlerarası duvarların geri dönmesi demek" yorumu yapıldı.

Haberde kullanılan ve Papa’yı ağlar gibi gösteren fotoğraf üzerine ise büyük puntolarla “O’nun hatası" yazılması dikkat çekti.

VATİKAN: PAPA TANRI ADINA KONUŞUR

Vatikan Adalet Bakanı Kardinal Julian Herranz ise La Rebubblica Gazetesi’ne açıklamada bulunarak, “Papa’nın sözleri tamamıyla anlaşılmadı veya tamamıyla yanlış anlaşıldı. İnsanlar tarafından çok sert yorumlar yapıldı. Papa her zaman kutsal ruhlar tarafından yönlendirilir. Papa direkt Tanrı adına konuşur. O basitçe iyiye yönelmek isteyen insanları diyaloğa ve karşılıklı saygıya davet etti" dedi.

Kardinal Herranz, Papa’nın Türkiye’yi ziyaretinin riskli olup olmayacağı yönündeki soruya şu karşılığı verdi:

"Kardinal Herranz, “Ziyareti yorumlamak benim işim değil. Riskle ilgili ise bu her zaman var. Çünkü etrafta şok fazla aşırılık yanlısı var. Ama bu durmak için bir neden değil. Sadece Türklere değil, olayı hakaret kabul eden herkese Papa’nın tüm konuşmasını okumalarını ve medeniyet prensiplerinin yer aldığı Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’ni düşünmelerini istiyorum ki eminim Türk milleti gibi Avrupa’ya girmek isteyen bir millet bunu biliyordur."


Bardakoğlu: Dini liderler yanlışını kabul etmeli
BERLİN (A.A) 17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, dini liderlerin gerektiğinde yanlışlarını kabul etmeleri gerektiğini söyledi.

Bardakoğlu, “Der Spiegel” dergisinin internet sayfası “Spiegel-Online”a verdiği demeçte, Vatikan'dan yapılan açıklamadan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Papa, İslamiyet'e saygı duyduğunu ve Müslümanların hislerini rencide etmek istemediğini söyledi. Bu benim için medeni bir tutum. Üzüntüsünü dile getirmesi, dünyadaki barış için çalışacağının bir göstergesi. Biz dini liderler gerektiğinde yanlışlarımızı kabul etmeli ve insanlara her yerde örnek olmalıyız. Papa'nın bizim eleştirilerimizi anlamasını ve bunun üzerinde düşünmesini ümit ediyorum” dedi.

Papa 16. Benediktus'un Regensburg Üniversitesi'ndeki konuşmasının içeriği hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden Bardakoğlu, “Bu konuşma, Plato'dan Hegel'e kadar uzanan bir felsefeyi yansıtıyor. Bu, köklerini Helen fikir dünyasına dayandıran Alman felsefesinin bir geleneği. İslami anlayışta hiçbir zaman akıl ve özgür irade baskı altına alınmaz. Tam tersine akılcı düşünce ve kişisel özgürlük teşvik edilir. İslam tarihinde bunun kendine özgü geleneği vardır” diye konuştu.

"İSLAMİYETİN TEMELLERİNİ ELEŞTİRDİ"

Papa'nın, Tanrı ile İslamiyet'teki mantık anlayışı arasındaki ilişkiyi eleştirdiğini kaydeden Bardakoğlu, “Ancak benim dinimdeki akılcı düşünce geleneğinden de söz etmesi gerekiyordu. Burada bir dini lider, bir dinin teolojik ve kutsallığına yönelik tek taraflı olarak felsefi bir eleştiri getirmiştir. Bu nedenle özür dilemesini ve şunu söylemesi gerektiğini isterdim: 'Müslümanların dini hislerini rencide ettiysem özür dilerim.' Eğer bu şimdi gerçekleştiyse bundan mutluluk duyarım” dedi.

Bardakoğlu, “Papa'nın eleştirilerinde sizin için kabul edilemeyecek unsurlar nelerdir?” sorusuna karşılık da şunları söyledi:

“Görüşlerini desteklemek amacıyla bir alıntı yaparak peygamberimize ve kutsal kitabımıza saldırdı. Bunun yerine örneğin Müslümanların davranışlarındaki güncel sorunlara değinebilirdi. Böyle yapmayarak doğrudan İslamiyet'in teolojik temellerini eleştirdi. Biz dokunulmaz ya da hatasız olduğumuzu söylemiyoruz. Tüm Müslümanlar yanılabilirler. Ancak her dinin kutsal yanları vardır. Bu, doğuda Hinduizm ve Şintoizm'de olduğu gibi Batı'da da Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet için de geçerlidir. Şuna dikkatinizi çekmek isterim: Biz şimdiye kadar hiçbir dinin, hiçbir inancın kutsal dayanaklarını eleştirmedik. Bu insanlara saygıdan kaynaklanır. Biz Hristiyanların yaptıkları hataları konuşuyoruz. Ancak hiçbir zaman İncil ya da İsa, ki bizim de peygamberimizdir, hakkında küçümseyerek konuşmayız. Papa ise Katolik dünyası tarafından dokunulmaz ve hatasız olarak görülüyor.”

"KELİMELER ŞİDDETİN YERİNİ ALMALI"

Müslümanların da tepkilerini ölçülü şekilde ifade etmeyi ve akılcı düşünerek hareket etmeyi öğrenmeleri gerektiğini söyleyen Bardakoğlu, aşırı hissi duygularla ve şiddet eylemleriyle tepki gösterilmesinin yanlış olduğunu, kelimelerin şiddetin yerini alması gerektiğini ifade etti.

İslam dünyasının her taraftan eleştiriye açık olması gerektiğini kaydeden Bardakoğlu, “Bunun tek taraflı olmaması gerekir. Her dinin eleştirilebilmesi lazım. Bu eleştiri bir bilim adamından gelseydi otururdum ve tartışırdım. Ancak Papa milyonlarca insan ve Tanrı adına başka bir din hakkında hüküm vermemeli” dedi.

Dinlerarası diyalogun sürdürülmesi gerektiğini belirten Bardakoğlu, kendisinin Vatikan'ı değil Papa'nın bir konuşmasını eleştirdiğini, Katolik dünyasından birçok insanla bir araya geldiğini, bunların çok değerli insanlar olduğunu belirtti.
Bardakoğlu, “Papa'nın Türkiye ziyareti sırasında bu konu hakkında konuşacak mısınız?” sorusuna karşılık da “Türkiye laik bir ülkedir. Papa'nın daveti benim tarafımdan olmadı. Cumhurbaşkanı davet etti. Bir araya gelip gelmeyeceğimiz bu ziyaretin şartlarına ve imkanlarına bağlı. Konuşmaya her zaman açığım” diye cevap verdi.


Gül: Papa'nın ziyaretinde değişiklik yok

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, BM Genel Kurulu'nun 19-29 Eylül günleri arasındaki toplantılarına katılmak üzere ABD'ye gitti.


Bakan Gül, Esenboğa havaalanında yaptığı açıklamada, New York'ta BM Genel Kurulu'nun 61. dönem toplantılarına katılacağını ve ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Washington ziyareti sırasında eşlik edeceğini söyledi.
Papa 16. Benediktus'un İslam diniyle ilgili açıklamalarının, Papa'nın kasım ayındaki Türkiye ziyaretinde bir değişikliğe yol açıp açmayacağının sorulması üzerine Gül, dinler ve kültürler arası anlayışın artırılmaya çalışıldığı bir dönemde bu açıklamaların talihsiz olduğunu söyledi ve Papa'nın ziyareti konusunda Türkiye açısından herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını belirtti. A.A. 17 Eylül 2006 Pazar 


Vatikan: Papa üzgün

Papa 16. Benedikt, sözlerinin İslam dünyasında tepkilere yol açmasından dolayı "üzgün olduğunu" Vatikan aracılığıyla bildirdi. Vatikan Başbakanı Kardinal Bertone’nin açıklamasına göre Papa yanlış anlaşıldığını iddia ediyor. İslam dünyası hálá gerçek bir özür beklerken gözler Papa’nın bugünkü ayinde yapacağı konuşmada.

PAPA 16. Benedikt, Almanya’da yaptığı konuşmada Hz. Muhammed ile ilgili sözlerinin İslam dünyasında tepkilere yol açmasından dolayı "son derece üzgün" olduğu bildirildi. Papa, Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Bertone aracılığıyla yaptığı açıklamada, konuşmasının yanlış anlaşıldığını ima etti. Bertone, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Papa, konuşmasının bazı bölümlerinin Müslümanların duyarlılığını inciticiymiş gibi bir hava oluşturmasından, kendi niyetine tümüyle ters biçimde yorumlanmasından dolayı son derece üzgün" dedi. Açıklamada, Papanın din ile şiddetin birbiriyle bağdaştırılamayacağını vurgulamak dışında bir amaç taşımadığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Papa, oradaki konuşmasında genel itibarıyla din ile şiddet arasındaki ilişkiyi irdelemekte, hangi taraftan olursa olsun şiddete dinsel bir gerekçe göstermenin net ve kesin biçimde reddedilmesi gerektiğini söylemek /_newsimages/2168103.jpgistemekteydi."

Müslümanların Papanın sözlerini doğru anlaması gerektiği kaydedilen açıklamada, "Papa, sözlerinin doğru biçimde anlaşılması konusunda, onlara (Müslümanlara) yardım, bu sayede de halihazırdaki zor anın aşılmasını dilemektedir" denildi.

Açıklamada, Papanın Müslümanlarla diyaloga önem verdiğinin göstergesi olarak, 16. Benedikt’in geçen yıl Almanya’ya yaptığı ziyarette, 20 Ağustos 2005’te Müslümanlardan oluşan bir heyeti kabul ettiği de hatırlatıldı. 17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr


Erdoğan: Özür dilemesi şart

Ardıç AYTALAR / İSTANBUL

Başbakan Tayyip Erdoğan, Papa 16. Benedikt’in açıklamaları için "Çirkin, talihsiz açıklamalardan geri adım atması, gerek İslam dünyasından gerek Müslümanlardan özür dilemesi şarttır diye inanıyorum" dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi: "Papa’nın yapmış olduğu açıklamaları, bir din adamının ve aynı zamanda bir din devleti başkanının açıklamaları olarak değerlendirmek durumundayım. Dünyada dinlerarası diyaloğun, değerlerarası diyaloğun ve medeniyetlerarası diyaloğun başlatıldığı böyle bir dönemde anlamı barış olan İslam dinine karşı ve onun sevgili peygamberine karşı yapmış olduğu değerlendirme, yaklaşım çok ciddi bir talihsizliktir. Bunu İslam dünyasının, aklı selim Hıristiyan dünyasının, Katolik dünyasının kabul etmesi mümkün değildir diye düşünüyorum. Papa bir din adamı gibi konuşmamış, alışılmış siyasetçiler gibi bir konuşma yapmış."

Erdoğan, "Bu açıklamaların Papa’nın Kasım ayında Türkiye’ye yapacağı ziyareti etkileyip, etkilemeyeceğine" ilişkin bir soru üzerine de "Onu bilemem" cevabını verdi. 17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr 


Ağar: Sözlerini tamir etsin

DYP lideri Mehmet Ağar, Papa 16. Benedikt’in açıklamasına tepki göstererek, "Bu sözleri kabul etmemiz mümkün değil, kınıyoruz" dedi.
17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr
Ağar, dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, dolayısıyla bu dönemde sorumluluk altında olan herkesin her söylediğine dikkat etmesi gerektiğini kaydetti. Ağar, "Papalık gibi önemli bir görevde bulunan şahsiyetin konuşmalarını her yerde bin defa süzgeçten geçirerek yapmasını söylemek bizi de aşan bir şeydir. İslamiyet’in yüce peygamberinin kişiliğini rencide edici bir sözün kabulü hiç bir yerde mümkün değildi" diye konuştu. Ağar, bunun bir yorum hatası olduğuna ilişkin Vatikan’dan açıklamalar yapıldığını, ancak bu açıklamaların insanları tatmin etmediğini ifade etti.
 


Vatikan’da kriz masası

Reha ERUS / ROMA 17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr

Papa 16. Benedikt’in Almanya’da söylediği sözlere İslam dünyasından büyük tepki gelince Vatikan’da "yaraları sarma" operasyonunu başlatılarak resmi olmayan bir kriz masası kuruldu.

Vatikan Dışişleri Bakanı olarak, İslam dinine yakınlığı ile bilinen Hartum Başpiskoposu Fransız Dominique Mamberti atandı. ABD’li Kardinal Walter Kasper’in de sürekli Papa’nın yanında olduğu düşünülürse, bu, resmi olmayan bir "kriz masası. Vatikan’a yakın çevreler Papa’nın büyük bir olasılıkla suskunluğunu bugünkü Pazar vaazında bozacağını ve yanlış anlaşıldığını açıklayacağını öne sürüyor. Vaaz sırasında olağanüstü güvenlik önlemleri alınacak.


Papa samimi özür dilemeli
17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times, Papa’nın İslam ile ilgili sözlerini kınadı ve Papa’ya özür dileme çağrısında bulundu.

Papa’nın sözlerini, "tehlikeli ve trajik" olarak değerlendiren NYT’nin yayımladığı baş makalede, "Papa’nın, Hıristiyanlarla Müslümanlar arasında ilk kez nifak tohumu atmadığı" belirtildi. Yazıda, Papa’nın Vatikan’da yüksek düzeyde bir yetkili olduğu 2004 yılında da Türkiye’yi kastederek, "bu Müslüman ülkenin Avrupa ile daimi bir muhalefet içinde olduğunu" söyleyip Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıktığı da hatırlatıldı. Baş makalede, "Dünya bütün papaların sözlerini dikkatle dinlemektedir. Kasten ya da istemeden acı verilmesi trajik olduğu gibi, tehlikelidir. Papa, ikna edici ve samimi biçimde özür dilemeli ve böylece kelimelerin bir şeyleri yatıştırabileceğini de göstermelidir" ifadesi kullanıldı.


The Times: Türkiye ziyareti tehlikede
17 Eylül 2006 Pazar www.hurriyet.com.tr
Papa’ya tepkiler İngiliz basınının da manşetlerinde. The Times, haberinin daha ilk cümlesinde, Papa’nın Türkiye ziyaretinin tehlikeye düştüğünü belirtiyor.

Guardian’da Papa yorumu: Sessiz bir yılın ardından "Tanrı’nın Rottweiler’ı" dişlerini gösterdi.

Müslüman İngiliz dergisi Q-News editörü Fareena Alam: Böyle hakaretler İslam’ın başlangıcından beri var. Peygamber bu hakaretleri ağırbaşlılıkla göğüslüyordu. Aşırı tepkilerden kaçınmalıyız.

İran Dışişleri Sözcüsü Muhammed Ali Hüseyni, Papa’nın sözlerinin bir dini liderin sorumlulukları ile aykırı olduğunu ifade etti. Hüseyni, Müslümanların dini duygularının alevlenmesini engellemek için, sarf edilen sözlerin düzeltilmesini istedi.

Sünnilerin en yüksek otoritesi kabul e dilen Mısır’daki El Ezher Şeyhi Muhammed Seyid Tantavi, Papa’nın İslam ile ilgili sözlerinin, İslam hakkında bilgisiz olduğunu gösterdiğini söyledi.

Afganistan’daki Taliban da, Papa’dan özür dilemesini istedi.

Malezya Başbakanı Abdullah Ahmed Bedevi, Papa’nın özür dilemesini istedi.

Mısır’daki Kıpti Kilisesi, Papa 16. Benedikt’in Müslümanların simgelerine zarar veren konuşmalarını reddeden bir açıklama yayımladı.

Kuveytli bir milletvekili, ülkede kilise inşa edilmesinin yasaklanmasını istedi.

Fener Rum Patriği Bartholomeos, "Bunca ortak değere sahip üç din arasında diyalog varken, incitici olmak niye" diye sordu.


Papa özür dilemedi

17 Eylül, 2006 13:24:00 (TSİ) www.cnnturk.com

Papa 16'ncı Benedict, pazar ayininde yaptığı konuşmada, Müslümanları kızdıran sözleriyle ilgili tepkilerden dolayı üzgün olduğunu söyledi, ancak özür dilemedi.

Papa, geleneksel Angelus duası için toplanan binlerce kişiye yaptığı konuşmada, Müslümanların tepkisine neden olan sözleri konusunda yanlış anlaşıldığını söyledi.
 
Ortaçağ metninden alıntı yaptığına değinen Papa 16'ncı Benedict, "ben bir alıntı yaptım, kişisel bir şey yoktu. Sözlerim aslında Müslüman inancına duyduğum saygıyı gösteren sözlerdi. Konuşmama gelen tepkilerden dolayı üzgünüm" dedi.

Papa, yaptığı bir alıntının Müslümanları bu kadar inciteceğini düşünmediğini de vurguladı.
 
Müslüman ülkelerde tepkiler sürerken, İtalyan basınında ise Papa'ya İslam dünyasının savaş açtığı öne sürüldü.
 
Bazı gazetelerde, Papa Benedict'in tuzağa düşürüldüğü, öldürülmek istendiği ve kasım ayı sonunda planlanan Türkiye ziyaretine çıkmaması gerektiği yönünde haberler yer aldı.
 
Papa, Bizans İmparatoru İkinci Manuel'in, "Muhammed, vadettiği inancı kılıçla yayma emrinden başka hangi yeniliği getirmiştir, gösterin bana?" sözlerinden alıntı yaparak, Hz. Muhammed ve Müslümanların dini yayma konusunda şiddeti bir yöntem olarak benimsedikleri iddiasında bulunmuştu.

Olağanüstü güvenlik önlemleri

Papa için Angelus Duası nedeniyle olağanüstü güvenlik önlemleri de alındı. Bugün Castelgondolfo beldesine Papa'yı dinlemeye giden kişiler bu kez daha sıkı bir şekilde arandı.
 
Güvenlik önlemlerinin yoğunlaştırılmasının, Papa'ya yönelik olası bir saldırıdan ziyade, muhtemel protesto girişimlerinin Angelus Duası merasimine gölge düşürmemesini sağlamak olduğu belirtildi.
 
Papa, Castelgondolfo'da bulunduğu dönemlerde, Angelus Duası'nı yazlık ikametgah olarak kullandığı Papalık Sarayı'ndaki balkona çıkmak suretiyle yapıyor. Merasim sırasında, dinleyiciler ise yazlık ikametgahın bahçesinde yer alıyor.
 
Dünyadan tepkiler

Fransa:
Fransa'daki Müslüman dernekleri, Papa 16'ncı Benedict'ten İslam ve Hz. Muhammed hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle özür dilemesini bekliyor. Fransa Müslüman Dernekleri Birliği (UOIF) Genel Sekreteri Fuad Alaoui, ''ortada bir yanlışın olduğunu, bunun düzeltilmesi gerektiğini belirtti. Alaoui, ''16'ncı Benedict özür dilemeli'' dedi.
 
Fransız basını da, Müslüman dünyasından gelen tepkileri birinci sayfalarına taşıdı. Le Figaro gazetesi, 'Müslümanların Papaya öfkesi' başlığıyla verdiği haberde, dünyanın dört bir yanından gelen tepkileri okuyucularına aktardı. Le Monde gazetesi, '16'ncı Benedict, açıklamalarının suistimal edilmesinden endişe ediyor' başlığını kullanırken, Liberation gazetesi, 'Papa'nın açıklamalarının Vatikan'ı da huzursuz ettiği' yorumunda bulundu.
 
İran:
İranlı Büyük Ayetullah Kazım Musevi Erdebili, "Papa, özür dileyerek Müslümanların zedelenen duygularını tamir edebilir ve yanan fitne ateşini de söndürebilir. Eğer bu ateş söndürülmezse gün geçtikçe büyür ve insanoğlu büyük savaşlara tanık olabilir" dedi.

Erdebili, bu açıklamaların 'kasıtlı veya kasıtsız yapılsın, terörizm bahanesiyle kendi şeytani çıkar ve hedefleri peşinde koşan büyük güçlere yaradığını' söyledi.
 
Filistin:
Papa'nın yorumunun ardından başlayan tepki ve şiddet olaylarına, Batı Şeria'da bu sabah iki kiliseye molotofkokteyli atılması eklendi. Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir Anglikan kilisesi ile bir Katolik kilisesine molotofkokteyli atıldı.
 
Son iki saldırıyla bugün Filistin topraklarında saldırıya uğrayan kiliselerin sayısı dörde çıktı.
 
Mısır:     
Mısır Dışişleri Bakanlığı, Papa 16'ncı Benedict'in İslam hakkındaki sözlerinden duyulan üzüntüyü bildirmek için, Vatikan'ın Kahire elçisini bakanlığa çağırdı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanlığının talimatı üzerine elçiyi çağıran Mısır Büyükelçisi Vefa Basim, Papa'nın ''durumu düzeltmek için hemen bizzat harekete geçmesi'' gerektiğini söyledi.

Afganistan:     
Afganistan'da ABD tarafından devrilen Taliban da, Papa'dan özür dilemesini istedi. Taliban sözcüsü, Papa'nın sözlerinin İslam'a karşı Haçlı zihniyetinin mantığı dahilinde sarf edilmiş sözler olduğunu, bu sözleri kınandıklarını ifade etti.
     
Malezya:
Malezya Başbakanı Abdullah Ahmed Bedevi, "Papa, yol açtığı skandalı hafife almamalıdır. Vatikan, bundan böyle bu mesele üzerindeki sorumluluğunu tamamen üstlenmeli ve hatanın telafi edilmesi için gereken önlemleri almalıdır" dedi.
    
Endonezya:
Dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ülkesi Endonezya'daki dini liderler de Papa'nın İslam ve cihatla ilgili sözlerini kınadı ve farklı dinler arasındaki ortamın bozulmamasına gayret gösterilmesini istedi.
 
Kuveyt:
Kuveytli bir milletvekili, ülkede kilise inşa edilmesinin yasaklanmasını istedi.
 
Fas:
Fas Kralı Muhammed, Papa 16'ncı Benedict'in İslam ve Hz. Muhammed hakkındaki sözleri üzerine, Fas'ın Vatikan büyükelçisini danışmalarda bulunmak üzere ülkeye çağırdı.
 
Resmi MAP ajansının bildirdiğine göre, Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında ''Papa 16'ncı Benedict'in İslam ve Müslümanlar hakkındaki kırıcı ifadeleri üzerine büyükelçi Ali Açhur, bugün danışmalarda bulunmak üzere geri çağırıldı'' denildi. Büyükelçinin çağrılmasıyla ilgili talimatın Kral Muhammed'den geldiği belirtildi.
 
Tunus:
Tunus Yüksek İslam Konseyi de, Papa'nın sözlerini kınayarak, bunları Müslümanların inançlarına ''saldırı'' olarak nitelendirdi. Resmi TAP ajansının bildirdiğine göre, konsey, Papa'nın sözlerinin ''İslam ve Hz. Muhammed'e karşı önyargılı'' olduğunu belirtti.


Gül'e göre Papa'nın açıklamaları 'talihsizlik'
ABD Dışişleri Bakanı Rice ile randevu 21 eylülde

17 Eylül, 2006  www.cnnturk.com

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Papa 16'ncı Benedict'in İslamiyet ile ilgili açıklamalarını ''talihsizlik'' olarak değerlendirdi.

ABD ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı'nda açıklama yapan Dışişleri Bakanı  Gül, dinler ve kültürler arası anlayışın artırılmaya çalışıldığı bir dönemde bu açıklamaların talihsiz olduğunu söyledi.
 
Gül, Papa'nın Türkiye ziyaretiyle ilgili olarak, "bizim açımızdan herhangi bir değişiklik söz konusu değil" açıklmasında da bulundu.
 
Dışişleri Bakanı Gül, Lübnan'a gidecek Türk askerleri ile ilgili soru üzerine de teknik çalışmaların sürdüğünü belirtti.
 
16 günlük ziyaret
 
Bugün ABD'ye uçan Gül, Birleşmiş Milletler'in 61'inci genelkurul toplantılarına katılacak ve 50'nin üzerinde ikili görüşme gerçekleştirecek.
 
BM Genel Kurulu'nun bu yılkı toplantılarına 192 ülkenin katılacağını
söyleyen Gül, bu ülkelerden yaklaşık 90'ının devlet ya da hükümet başkanı, 13'ünün başbakan ya da başbakan yardımcısı ve 80'inin de dışışleri
bakanlarınca temsil edileceğini belirtti.
 
Gül, Türkiye'nin uluslararası gündemle ilgili görüşlerini aktaracağını da açıkladı.

New York'taki temasları sırasında, 21 eylül perşembe günü ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile görüşecek olan Gül, NATO dışişleri bakanları toplantısına katılacak.
 
Nato toplantısının ana gündem maddesi, Afganistan'da süren operasyon ve NATO üyelerine yapılan yeni asker talebi.
 
İsrail, Yunanistan, Mısır, Tunus, Rusya ve Irak dışişleri bakanlarıyla da randevusu olan Gül, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için de lobi yapacak.
 
Görüşmeleri çerçevesinde Türkiye'nin 2009-2010 dönemi için açıklanan BM Güvenlik Konseyi adaylığına destek alma konusunda çalışmalarda bulunacağını söyleyen Gül, bu amaçla bir resepsiyon vereceğini belirtti.
 
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'la da buluşacak olan Gül, Lübnan'a konuşlanacak Türk birliğinin ve uluslararası gücün şartları konusunda temaslarda bulunacak.
 
Erdoğan'a eşlik edecek

Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki temaslarına da eşlik edecek.
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı George W. Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair ile biraraya gelecek. Erdoğan'ın gündeminde PKK ile mücadele ve Ortadoğu'daki gelişmeler var.
 
Gül, 2 ekimde, Washington'da Erdoğan-Bush, 3 ekimde de Londra'da Erdoğan-Blair görüşmelerine katılacak.
 
29 eylül cuma günü Ankara'dan New York'a hareket edecek olan Başbakan Erdoğan, 30 eylül cumartesi günü Türk toplumu temsilcileriyle görüşecek.
 
Başbakan Erdoğan'ın aynı gün bir düşünce kuruluşunun toplantısına katılması öngörülüyor.
 
ABD Başkanı Bush ile Washinton'da 2 ekim pazartesi günü görüşecek olan Erdoğan, görüşmenin ardından Türk ve yabancı basın mensuplarının katılacağı bir basın toplantısı düzenleyecek.
 
Başbakan Erdoğan, ABD'deki temaslarını tamamlamasının ardından İngiltere'ye geçecek ve 3 ekim salı günü İngiltere Başbakanı Tony Blair ile görüşecek. Erdoğan, aynı gün Türkiye'ye dönecek.


Ateş: Papa amacına ulaştı

Papa 16’ncı Benedikt’in İslamı şiddet dini gibi gösteren açıklamalarını Vatan yazarı, Diyanet İşleri eski Başkanı Süleyman Ateş ile değerlendirdik

17.09.2006 www.vatanim.com.tr

* Vatikan’dan Papa’nın “sözlerinin İslamiyete saldırı gibi algılanmasından üzgün” olduğu açıklaması geldi. Peki bu bir dil sürçmesi miydi?

Papa bu açıklamaları dil sürçmesiyle değil, bilinçli yaptı. Zaten bu konudaki görüşleri de yeni değil.

* Neden üzgün olduğunu açıkladı?
Amacına ulaştı. Maksadı provoke etmekti, “bakın bir laf ettim, nasıl saldırıya geçtiler” dedirtmekti. Türkiye ve Müslümanlara karşı kamuoyu oluşturmaktı.

* Amacının Hıristiyanlığı yeniden diriltmek, Hıristiyan Birliğini yeniden kurmak olduğu söyleniyor.
Olabilir ama Ortodoks ve Katoliklerin arasında ayrılıklar çok derinlerde. Hıristiyan Birliği’nin böyle birkaç lafla gerçekleşmeyecek kadar büyük sorunları var.

* O halde neden bu çıkışı yaptı?
Şunda haklılar. Avrupa’da Hıristiyanlık giderek önemini kaybediyor, sadece yaşlılar ibadet ediyor. Toplumda kültürel olarak etkisi sürüyor. Buna karşılık Müslümanlığın dinamizmi var. Sıradan Müslümanlar Avrupa’da dernekler kurup, camiler açtı. Almanya’da her şehirde 5-10 cami var. Hıristiyanlık o kadar geriledi ki, kiliselerini Müslümanlara cami yapsınlar diye satıyorlar. Müslümanların Hıristiyanlara cami sattığını bir düşünün, bunun ne kadar vahim olduğunu anlarsınız.

* Papa Türkiye’ye gelmekten vazgeçer mi?
Mahsus gelecek. Çünkü art niyet var. Oyuna gelmeden soğukkanlılıkla karşılamamız lazım.


Papa’yla işimiz var!

Güngör Mengi  17.09.2006 www.vatanim.com.tr

Siyasal niteliği bu kadar ağır basan bir konuşmayı hiçbir Papa yapmamıştı.

Bu Papa yaptı çünkü kendisi paparazzilerin ilgisini cezbedecek kadar sansasyonel hedefler peşinde.

İslâm dini ve peygamberi hakkında konuşurken dünyanın, medeniyetler çatışması denilen uçurumun kenarında olduğunu bilmiyor muydu?

Elbette biliyordu.

O zaman amacı nedir?

Guardian gazetesi, onun İslâm’la Hıristiyanlığı yakınlaştırmak niyetiyle değil, bu çatışma ortamını “Hıristiyan mezheplerini Katolizme yaklaştırmak” arzusu ile kullandığını ima etti.

Medya yakaladı
Papa bunu hep yapıyor. Türkiye’nin AB üyeliğine sırf Müslüman olduğu için karşı çıkmasının sebebi de budur.

Tavrı, medeniyetler arasındaki yakınlaşmaya hizmet niyeti taşımadığını pek çok defa kanıtlamıştır. Nitekim New York Times gazetesi dünkü başyazısında bu durumu tesbit etmiştir:

“Dünya bütün papaların sözlerini dikkatle dinlemektedir. Kasten veya istemeden acı verilmesi, trajik olduğu kadar tehlikelidir. Türkiye’nin AB üyeliğine Müslüman olduğu için karşı çıkan Papa, şimdi Müslüman dünyasına içten ve tatmin edici bir özür borçlu.”

Mezhep farkı, bu olayda vicdanları koruyan bir emniyet mesafesi koymuştur araya. Özellikle Protestan toplumların medyasında çıkan ve Papa’nın özür dilemesini talep eden yayınlar çok etkili olmuştur.

Ve beklenen açıklama dün gelmiştir... Özür değil, özür yerine geçecek bir açıklamadır bu.

Çünkü papalar 1870 yılından beri “yanılmaz ve yanıltılamaz” sayıldığı için özür dilemiyorlar.

Açıklamada, Papa’nın genel olarak din ile şiddet arasındaki ilişkiyi irdelediği ve hangi taraftan olursa olsun şiddete dinsel bir gerekçe göstermenin kesin biçimde reddedilmesi gerektiğini söylemek istediği anlatıldı.

Vatikan özetle Papa’nın yanlış anlaşıldığını savundu.

Hani neredeyse “Sözlerimi doğru anlamanız için Allah yardımcınız olsun” diye dua etti bize!

Papa’nın tükürdüğünü yalaması bu kadar olabiliyor. Çok ümitvar olmamakla beraber dileğimiz, aldığı dersin onu benzer olaylar yaratmaktan uzak tutmaya yaramasıdır.

Tek teselli de yaratılan öfkenin tahripkâr tepkilere meydan verilmeden yatışmasıdır. Hatta bazı siyasetçiler bu olaydan belki rant bile elde etmişlerdir, kim bilir?

Başbakan’a pas!
Meselâ Tayyip Erdoğan, laik bir devletin başbakanı olarak üç gün susmuş tepki gösterme inisiyatifini Diyanet’e bırakmayı tercih etmişti.

Ama dün kendini tutamadı ve “Papa’nın Müslümanlardan özür dilemesi şarttır” diye demeç verdi. Niye?

Dışişleri Bakanlığı’ndan Papa’nın az sonra özür açıklaması yapacağı haberinin kendisine verilmesi üzerine Başbakan, başarısı garantili bir hamle yapmayı düşünmüş olabilir mi?

Bilmiyoruz ama böyle fırsatları kullanmayı pek seven başbakanları daha önce gördüğümüzü hatırlıyoruz!


Papa: Alıntı yaptım, sözler şahsi düşüncemi yansıtmıyor

17.09.2006   Lütfullah Göktaş bildiriyor  www.milliyet.com.tr

      Roma Katolik Kilisesinin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, Almanya seyahati sırasında İslam ve Hz. Muhammed hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle Müslümanlardan özür dilemese de, tepkilerin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ve bunun da kendisini üzdüğünü söyledi.
      16. Benediktus, yazlık ikametgahı Castelgandolfo’da bugün Angelus Duası
      sırasında yaptığı konuşmada, "Regensburg Üniversitesindeki konuşmamın, Müslüman inananların duyarlılığını inciticiymiş gibi görünen kısa bir bölümünün yol açtığı tepkilerden dolayı çok üzgünüm" dedi. Papa, konuşma metninde alıntı yaptığı Bizans İmparatoru İkinci Manuel Paleologos’a ait ifadelerle ilgili olarak, "Ortaçağa ait bir metinden alıntı yapmıştım. Alıntı hiçbir şekilde benim şahsi düşüncemi yansıtmıyor" diye konuştu. Yanlış anlaşılmayı düzeltmeye yönelik gerekli açıklamanın Vatikan tarafından yapıldığını hatırlatan Papa, şöyle dedi: "Dün Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Tarciso tarafından yapılan açıklamanın, insanları yatıştırmasını ve konuşmamın anlamını aydınlatmasını umuyorum. Benim konuşmam, genel itibariyle, karşılıklı tam bir saygı içerisinde, sakin ve samimi bir diyalog çağrısıydı". Papa 16. Benediktus, önümüzdeki Çarşamba günü yapacağı konuşmada, Almanya seyahatine ayrıntılı biçimde değineceğini sözlerine ekledi.


Gül: Papa'nın ziyaretinde Türkiye açısından bir değişiklik yok

17.09.2006  www.milliyet.com.tr
      Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, BM Genel Kurulu’nun 19-29 Eylül günleri arasındaki toplantılarına katılmak üzere ABD’ye gitti.
     
     PAPA’NIN AÇIKLAMASI

      Dışişleri Bakanı Gül, Papa 16. Benediktus’un İslam diniyle ilgili açıklamaları üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
      "Bu konuyla ilgili herkes çok şey söyledi. Önemli olan, sadece İslam dünyasından değil Hristiyan dünyasından da bu sözlerin talihsizlik olduğu yolunda kuvvetli açıklamalar yapıldı. Başta BM olmak üzere birçok devlet tarafından özellikle dinler ve farklı kültürler arasında daha iyi bir anlayış ortamı olması için gayret sarf edilen bir dönemde gerçekten talihsizlik olmuştur." Son açıklamalarının Papa’nın kasım ayındaki Türkiye ziyaretini etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine Gül, "Bizim açımızdan herhangi bir değişiklik söz konusu değil" yanıtını verdi.
      Gül, Lübnan’a gidecek Türk askerleri ile ilgili soru üzerine de teknik çalışmaların halen sürdüğünü belirtti.
     
     NEW YORK TEMASLARI

      Bakan Gül, Esenboğa havaalanında yaptığı açıklamada, New York’ta BM Genel Kurulu’nun 61. dönem toplantılarına katılacağını ve ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Washington ziyareti sırasında eşlik edeceğini söyledi.
      BM Genel Kurulu’nun bu yılkı toplantılarına 192 ülkenin katılacağını söyleyen Gül, bu ülkelerden 90 kadarının devlet ya da hükümet başkanı, 13 kadarının başbakan ya da başbakan yardımcısı ve 80 kadarının da dışışleri bakanlarınca temsil edileceğini bildirdi.
      Gül, 22 Eylül günkü oturumda yapacağı konuşmada Türkiye’nin uluslararası gündemle ilgili görüşlerini aktaracağını ifade ederek, temasları çerçevesinde ayrıca BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu,BM Kalkınma Programı Direktörü Kemal Derviş, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın yanı sıra ABD ile NATO, AB, İKÖ, KEİ ve D-8 ülkeleri dışişleri bakanları dahil, 40’ın üzerinde ülkenin dışişleri bakanı ile bir araya geleceğini belirtti.
      Bakan Gül, görüşmeleri çerçevesinde Türkiye’nin 2009-2010 dönemi için açıklanan BM Güvenlik Konseyi adaylığına destek alma konusunda çalışmalarda bulunacağını söyleyerek, bu amaçla bir resepsiyon vereceğini bildirdi.
      New York’ta bulunacağı süre içerisinde, BM Genel Kurulu dışında düzenlenecek çeşitli toplantı ve etkinliklere de katılacağını ifade eden Gül, bunlar arasında İKÖ, NATO, D-8 ve Irak konularında bakanlar düzeyinde yapılacak toplantılar, Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Bakanlar Ortak Açıklaması ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği etkinliğinin yer aldığını kaydetti.
      Gül, New York’ta, Türkiye’nin önerisi üzerine, Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısının da düzenleneceği, bu toplantı ile İKÖ Cammu-Keşmir Temas Grubu toplantısına da başkanlık edeceğini belirtti.
      Bakan Gül ayrıca, Medeniyetler İttifakı girişimi çerçevesinde, eş-sponsor sıfatıyla, İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos ile birlikte bir kahvaltıya ev sahipliği yapacağını ve bunu takiben Annan ile üçlü görüşme düzenleneceğini belirtti.
      Dışişleri Bakanı Gül’ün, ziyaret vesilesiyle New York’taki Türk vatandaşları ve Türk dernek temsilcileriyle bir araya geleceği ve çeşitli düşünce kuruluşlarında düzenlenecek toplantılara konuşmacı olarak katılması ve 23 Eylülde Philadelphia’da düzenlenecek 2. Ahıska Türkleri Festivaline katılması da bekleniyor.
      Gül, New York’taki temaslarını takiben, ABD’ye resmi ziyarette bulunacak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın heyetine katılarak, Washington’a geçeceğini de bildirdi.


Papa 'çok üzgün'


Hz. Muhammed ve İslam'la ilgili konuşmasının ardından özür beklenen Papa 'sözlerinin Müslümanları incitmesinden son derece üzgün olduğunu' açıkladı
ttttttPapa 'çok üzgün'
Özür sayılır mı?
Bizans İmparatoru Paleologos'un 'Muhammed'in yeni diye getirdiği sadece şer ve insanlık dışıdır' sözlerinden alıntı yapan Papa 16. Benediktus, dün geri adım attı. Papa, Müslümanların sokaklara dökülmesi ve özür talepleri karşısında Vatikan Devlet Sekreteri aracılığıyla şu açıklamayı yaptı:
Aslında 'ters yorumlanmış'
"Papa, sözlerinin bazı bölümlerinin Müslümanların duyarlılığını inciticiymiş gibi bir hava oluşturmasından, kendi niyetine tümüyle ters biçimde yorumlanmasından ötürü son derece üzgündür. İslamiyet'e inananlara saygısını teyit ederek sözlerinin gerçek anlamının anlaşılmasını umuyor."
'Üzüntü yetmez, özür dile'
Papa 16. Benediktus'un, tüm İslam âleminden gelen 'özür dile' çağrıları arasında dün yaptığı açıklama yeterli bulunmadı. Mısır'da Müslüman Kardeşler açıklamanın 'özür olmadığını' belirterek, 'kişisel özür' istedi. Britanya Müslümanlar Konseyi, 'Hâlâ imparatorun görüşlerini reddetmediğine dair kaygılar var' dedi ve yazılı açıklama isteyeceklerini belirtti. Papa'ya tepkiler sürerken, Irak'ın Basra kentinde bir kilise bombalandı.

Hz. Muhammed ve İslam'la ilgili konuşmasının ardından özür beklenen Papa 'sözlerinin Müslümanları incitmesinden son derece üzgün olduğunu' açıkladı

17/09/2006 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=198924

ROMA/KAHİRE/KUALA LUMPUR - Almanya ziyaretinde Bizans İmparatoru 2. Manuel Paleologos'un "Muhammed'in yeni diye getirdiği sadece şer ve insanlık dışıdır. Tıpkı kendi inancını kılıçla yayması gibi" sözlerini alıntılayıp İslam âlemiyle yeni krizi tetikleyen Roma Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, dün geri adım attı. Papa, sözlerinin İslamiyet'e saldırı olarak yorumlanması karşısında 'son derece üzgün olduğunu' açıkladı. Ama Müslümanlar yatışmış gözükmüyor.
 

'Diyalogdan yanayım'
Hz. Muhammed karikatürleri krizinin benzerini tetikleyen 16. Benediktus, Müslüman âleminin özür talepleri karşısında dün yanlış anlaşıldığını kaydetti. Papa'nın, Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Tarcisio Bertone aracılığıyla yayımladığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı: 'Papa, konuşmasının bazı bölümlerinin Müslümanların duyarlılığını inciticiymiş gibi bir hava oluşturmasından, kendi niyetine tümüyle ters biçimde yorumlanmasından ötürü son derece üzgündür. Papa, kesinlikle dinler ve kültürler arası diyalogdan yanadır. Papa, genel olarak din ile şiddet arasındaki ilişkiyi irdelemekte, hangi taraftan olursa olsun şiddete dinsel gerekçe göstermenin reddedilmesi gerektiğini söylemek istemekteydi. Papa, sözlerinin doğru anlaşılması konusunda, onlara yardım, bu sayede de zorlukların aşılmasını dilemekte.' Açıklamada, II. Vatikan Konsili'nde (1962-1965) Müslümanlar için kullanılan ifadelerin yinelenmesi dikkati çekti. Papanın Müslümanlara 'saygı duyduğunun' dile getirildiği kısımda, 'Papa'nın dileği, yaşayan, yerin ve göğün yaratıcısı, insanlara konuşmuş tek Tanrı konusundaki tanıklığın; ayrıca, tüm insanlık adına sosyal adalet, ahlaki değerler, barış ve özgürlüğü yayma ve özendirme işbirliğinin güçlendirilmesidir' ifadeleri var. Papanın geçen yıl Almanya ziyaretinde bir Müslüman heyeti kabulü diyalog yandaşlığına örnek gösterildi.
Papa'ya ilk tepki Mısır'daki Müslüman Kardeşler'den geldi. Hareketin başkan yardımcısı Muhammed Habib, açıklamanın özür talebini karşılamadığını savunup, "Bizlere karşı büyük hata yaptığını ancak kişisel bir özürle telafi eder. Açıklamaları için kişisel özür diledi mi? Hayır" dedi. Britanyalı Müslümanlar açıklamayı 'ilk adım' görse de 'İmparatorun görüşleri ile kendi görüşlerinin hiç uyuşmadığını söyleseydi daha iyi olurdu. Hâlâ imparatorun görüşlerini reddetmediği kaygısı var' açıklaması yaptı. Konsey, resmi bir mektupla Papa'dan sözlerine açıklık getirmesini isteyecek. Papa'nın geri adımı öncesine dek İslam âleminde tepki had safhaya çıkmıştı:
Mısır: El Ezher rektörü Şeyh Muhammed Tantavi, Papa'nın cehaletini sergilediğini belirtti.
Suudi Arabistan: Riyad, Papa'dan acil açıklama istedi. Önde gelen din adamı Salman el Avda "Hıristiyanlığı izleyenler saldırganlık içindeyken Vatikan nasıl Müslümanları terörle suçlar. Afganistan'ı kim işgal etti? Irak'ı kim işgal etti? Kim bunlara 'Haçlıların savaşı' dedi" diye sordu.
 

'Haçlıları yıkalım' tehdidi
Irak: Hükümet halka itidal telkin ederken, Basra'da bir kiliseye bombalı saldırı düzenlendi. Ceyşi Mücahidin adlı örgüt ise, internetten yayımlanan açıklamasında, 'Haçlıları Roma'nın kalbinde yıkmaya ve Vatikan'larını vurmaya and içeriz' dedi. Örgüt 'Haçlı köpeklerine ithaf edilmiştir' diyerek Irak'taki ABD askerlerini hedef alan 6 filmi aynı sitede yayımladı.
Somali: İslami hükümete yakın Şeyh Ebubekir Hasan Malin, 'barbarca' açıklaması için Müslümanlara Papa'yı 'avlama' çağrısı yaptı.
İran: Büyük Ayetullah Kazım Musevi Erdebili Papa'nın 'fitne ateşini yaktığını' söyleyip "Özür dilemeli. Bu ateş söndürülmezse gün geçtikçe büyür ve insanoğlu büyük savaşlara tanık olabilir" dedi.
Filistin: Batı Şeria'da dört kiliseye molotofkokteyli atıldı. Gazze'de bir grup, kentin en eski kilisesi önünde havaya ateş açtı.
Afganistan: Taliban, 'Papa'nın sözleri Haçlı zihniyeti' dedi.
Almanya: Müslüman Konseyi Başkanı Axel Koehler, bunun gaf olduğuna inanmadığını belirtip, "Papa özür dilemeli. Ancak böyle itidal sağlanır" uyarısı yaptı.
Rusya: Müftü Konseyi Başkan Yardımcısı Nafigulla Aşirov, Papa'nın büyük hata yaptığını söyleyerek, 'Tüm müslümanların ondan bazı isteklerinin olması normaldir. Ama nasıl olur onu zaman gösterecek" dedi. (Dış Haberler)


Papa'ya Türkiye'yi eleştiren rapor

Papa'ya Türkiye'yi eleştiren rapor
Papa 16. Benediktus'un, 28-30 Kasım'daki Türkiye ziyareti iptal edilebilir. FOTOĞRAF: REUTERS
 

Vatikan'ın resmi tarihçisi Sale, Türkiye ziyaretine hazırlanan Papa'ya rapor sundu: Türkiye'de gerçek anlamda laiklik yok, Hıristiyanları ayrımcılığa maruz kalıyor

17/09/2006 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=198923

AA - LONDRA - Papa'nın Müslümanlıkla ilgili sözleri 28-30 Kasım'daki Türkiye ziyaretinin iptali veya ertelenmesi riski doğururken, ziyaret öncesi Papa'ya verilen raporda, Türkiye'de Batılı anlamda laiklik olmadığı, Hıristiyan azınlığın ise hukuksal düzlemde ayrımcılığa maruz kaldığı yer aldı.
La Repubblica, Papa'nın Almanya'dan dönerken uçakta "Önümüzdeki seyahat Türkiye'ye" dediğini aktarırken, Vatikan'ın resmi tarihçisi Giovanni Sale'nin 16. Benediktus'a sunduğu resmi rapora yer verdi. 'Osmanlı'da ve modern Türkiye'de Hıristiyanlar' başlıklı raporda, İslam âlemi ile Batı arasında diyalog bağlamında Türkiye'de bazı olumlu niteliklere işaret edilse de 'Atatürk'ten Erdoğan'a' altbaşlığında, Türkiye'de gerçek anlamda laiklik olmadığından bahisle şöyle deniliyor:

'Türkiye güvence vermeli'
"Modern Türkiye, kendini laik cumhuriyet olarak tanımlayarak, 'din, ibadet ve düşünce' özgürlüğü ilkesine yer veriyor. Fiiliyatta ise Türk laikliği, atılan tüm adımlara karşın, devlet ile kilise arasındaki ayrım olarak ifade edilen aydınlanmacı ve liberal öğretiyle pek az ortak özelliğe sahip.' Diyanet İşleri'nin mevcudiyetini, Batılı anlamda laikliğin olmadığının göstergesi olarak yorumlanan raporda, 'Devletten maaş alan 100 bin imamın çalıştığı 75 bin cami doğrudan Diyanet tarafından idare ediliyor. Diyanetin bütçesi, Sanayi Bakanlığı'ndan fazla' deniliyor. Raporun, 'Türkiye'de Katolikler' altbaşlığında ise şöyle deniliyor: 'Hıristiyanlar kendilerini, hukuk düzeyinde ayrımcılığa maruz hissediyor, ayrımcılığa maruz da kalıyorlar. Fanatizmden de sık sık tehdit alıyorlar. Türkiye AB'ye tam üye olmak istiyorsa, uluslararası camiaya ciddi güvenceler vermeli'. Türkiye'deki İslam konusunda ise 'Siyasi alandan dışlanan Türk İslamı, sivil toplumda yeşeriyor, muhtelif akımları barındırıyor. Ilımlıların yanı sıra hemen tüm İslam ülkelerinde mevcut radikal akımlardan esinlenen, 'ateist ve kokuşmuş' Batı'ya karşı cihat için vaaz veren, şeriatın devlet yasası olmasını isteyen köktendinciler de bulunmakta' görüşüne yer veriliyor.

'Ziyaret gerçekleşecek'
Sale, "Ziyaret, Türkiye'nin AB üyeliğini inceleme niteliği taşıyacak" dedi. Gazeteye göre Papa ziyarette atacağı adımları rapora göre belirleyecek. Times, bazı Türk yetkililerin Papa için "Güvenliğini garanti edemeyiz" dediğini aktarırken, Anadolu Başpiskoposu Luigi Padovese ziyaretin her şeye rağmen yapılacağını söyledi. Padovese, "Türk kamuoyu bu ziyaret için hazır mı bilmiyorum. Ama ziyaret şimdi daha önemli, çünkü Papa İslam hakkında ne düşündüğünü söyleyebilir. Bu Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasındaki diyalog açısından da değerli" dedi.

'Dinler savaşı tetiklenebilir'
El Riyad (Suudi): Papa, Haçlı dilini konuştu. Ancak İslam'ın, Hırıstiyanların en yüksek dini otoritesince eleştirilmesinin hata yapmak değil büyük bir savaşı tetiklemek anlamına geldiğini fark etmeliydi.
Eşşark El Avsat (Londra merkezli Arap gazetesi): Bu, sadece gaf olarak görülemez. Papa ile Usame bin Ladin'in sözleri arasında fark yok. İkisi de, kitlesel yıkım için sözel cephanelik sunuyor.
El Akbar (Lübnan): Hıristiyan Batılılar, Irak ve Filistin'de insanları öldürüp katliamlar yapıyor ve İsrail'e aynısını Lübnan'da yapma görevi veriyorken, Papa'nın İslam'daki şiddetten bahsetmesi çelişkili.
Eş Şark (Katar): Papa'nın İslam karşıtı bir uluslararası ortamda, yanıltıcı ve hayli fanatik bir Ortaçağ metnini hatırlatması inanılmaz.
İtimat (İran): Papa, geçen yüzyıllarda Hıristiyanlığı savunmak adına yapılan zulümleri unutuyor. Haçlılardan ABD'nin Irak savaşına kadar tüm eylemler, amaçlarını kutsal dini değerler ardına saklayanlar tarafından yapıldı.
Daily Star (Lübnan): Papa'nın cehaletine şiddetle yanıt vermek yanlış ve klişeleri güçlendirir.


Niye özür dilemedi?

İsmet Berkan 17/09/2006 www.radikal.com.tr

Papa 16. Benediktus'un 12 Eylül günü Bavyera'da çeşitli bilimcilere hitaben yaptığı konuşmayı o günden beri tartışıyoruz. Dünkü Radikal'de konuşmanın İslam'ın peygamberine hakaret olduğu düşünülen bölümlerinin geniş bir çevirisi vardı ama aslında bu yetmez, konuşmanın tamamını okumak gerek.
Tabii Türkiye'de bu çeviriyi bile okuma gereği duymayıp gazete haberleriyle yetinen ve sert açıklamalar yapan din âlimleri ve siyasetçilerden bolca mevcut. Ama gerçekten en azından konuşmanın İngilizce metnini okumadan ve bu Papa'nın geçmiş düşünce tarzını yeterince takip etmeden konuşmak bence yanlış olur.
Bu Papa, bir kere iyi bir entelektüel. Belki 'iyi bir entelektüeldi' demem lazım, çünkü bu konuşmasını okuduktan sonra fikrim yavaş yavaş değişmeye başladı.
Nedenlerimi ve bu arada Papa'nın neden özür dilemediğini açıklamaya çalışayım. İsterseniz 'özür' konusuyla başlayalım.
Katolik inancında Papalar yanlış yapmazlar, günah işlemezler. Bir anlamda Hazreti İsa gibidirler. Bu sebeple de, 'Ben yanlış bir şey söyledim o yüzden özür dilerim' demezler, en fazla dün yaptıkları gibi 'çok üzgün' olduklarını söylerler. Kaldı ki bu Papa, 'sözleri yanlış anlaşıldığı' için 'çok üzgün' ve hâlâ konuşmasının tamamına bakıldığında amacının müslümanları incitmek olmadığının anlaşılacağına 'inanıyor.'
Şimdi bu 'özür' işe yarar mı, İslam dünyasında giderek yükselen siyasi bir akıma dönüşen Papa protestolarının önünü keser mi, bunu bilemem. Çünkü konu esasen Papa'nın konuşmasında da söylediği gibi 'akıl' (logos) konusu olmaktan çıkıp akıldışına, yani siyasi propagandaya kaydı bile.
Her neyse, ne kadar İslam dünyası ve Türkiye, verdiği tepkilerle Papa'ya 'Aslında bu konuşmayı yapmakla ne kadar haklıymışım' dedirtiyorsa da, Papa'nın konuşmasını eleştirel olarak okumak ve ona 'akıl' ile cevap vermek gerekiyor.
Papa, Bizans İmparatoru Manuel'den alıntı yapıyor. Aslında konuşmasının konusu akıl ile inancın ilişkisi.
İmparator Manuel, 'Tanrı kandan hoşlanmaz. Akla göre davranmamak, Tanrı'nın doğasına zıttır. Din, bedenin değil, ruhun ürünüdür. Dolayısıyla birini dine çekmek isteyen kişinin, şiddet veya tehdide değil, iyi konuşmaya ve doğru bir şekilde akıl yürütmeye ihtiyacı vardır.
Makul bir insanı ikna edebilmek için, ne kola ihtiyaç vardır, ne vurabilecek bir şeye, ne de bir insanı ölümle tehdit etmeye yarayacak başka bir araca!' cümlelerini boşuna söylemiyor.
Manuel bunları söylerken sırf kapısındaki kuşatmacı Osmanlı ordusunu düşünmüyordu, birkaç yüzyıl önce İstanbul'u kuşatmış, işgal etmiş, yağmalamış olan Haçlıları da düşünüyordu herhalde. Acaba o Haçlı orduları, inancı kılıçla yaymaya çalışırken, İstanbul'daki Ortodoksları zorla Katolik yapmaya çalışırken hangi 'akıl'la hareket ediyor ve karşılarındakini sözlerle iknaya çalışıyorlardı? Papa, Haçlılardan ve Güney Amerika'yı kılıç zoruyla Katolik yapanlardan hiç söz etmiyor bile.
Bunu da bir kenara bırakalım... Papa'ya ve konuşmasında yaptığı alıntılara göre Hristiyanlık'la (Katoliklik diye okuyun) eski Yunan felsefesi arasında kuvvetli bir bağ var.
Bu kuvvetli bağ veya bu yakınsama (convergence), Papa'ya göre sadece dini önemde bir şey değil, aynı zamanda tarihi bir önemi de var. Papa'nın sözlerinden aktarıyorum: "Bu yakınsama, kaynağının ve bazı önemli gelişmelerinin Doğu'da olmasına rağmen Hıristiyanlığın tarihsel ve tayin edici karakterini Avrupa'da almış olmasını bir sürpriz olmaktan çıkarıyor. Bunu tersten de söyleyebiliriz: Bu yakınsama, Roma döneminin mirasıyla birlikte, Avrupayı yarattı ve hâlâ daha bugün Avrupa dediğimiz şeyin temellerini oluşturuyor."
İşte Papa'nın en önemli ve Türkiye açısından da en düşmanca sözleri bunlar aslında. Konuşmasının öteki bölümlerinde, 'Alıntı yapmıştım, amacım hakaret değildi, anlatmak istediğim şey başkaydı' vs. denebilir belki ama burada açıkça Papa İslam ile Avrupa'nın bir araya gelemeyeceğini, Avrupa'nın Hıristiyan olduğunu söylüyor işte.
Hemen itiraz edilebilir: Avrupa Ortaçağ'ın Avrupa'sı değil, orada Aydınlanma Devrimi yaşandı...
Papa da bu itirazların geleceğini bildiği için konuşmasına hemen Avrupa'nın yaptığı hatalarla devam ediyor. Ona göre temel hata, onun 'Hıristiyanlığın dehelenizasyonu' diye adlandırdığı eski Yunan geleneğinden kopuş. Bu arada Reform'a da, Aydınlanma'ya da uğruyor, kibarca ama sert sözlerle eleştirilerini sıralıyor, 'Tanrı' fikrinin 'Akıl'dan dışlanmasına kızıyor, yani Avrupa tarzı laikliği temelinden eleştiriyor.
* * *
Aslına bakacak olursanız Papa'nın 12 Eylül konuşması, içine Müslümanları kızdırmak için kasıtlı olarak yerleştirdiğine kuşku olmayan o çirkince ifade edilmiş alıntı dışında hiç de yeni değil, tam tersine onun kardinalliği sırasında da sık sık dile getirdiği görüşlerden oluşuyor.
Zaten konuşmanın 'gücü'ne hiç de güç katmayan bu kasıtlı alıntıyı oraya koyduğu için ben artık Papa'nın entelektüel dürüstlüğünü kaybettiğini düşünmeye başladım.


Haçlı zihniyetini hortlatan papa

Hasan Celal Güzel 17/09/2006  www.radikal.com.tr

Sevgili okuyucular, Papa 16. Benedikt geçtiğimiz gün Almanya'da yaptığı konuşmasında resmen zırvaladı. İyi de oldu. Çünkü Papa 16. Benedikt'in şahsında, 'Hıristiyan Köktendinciliği'nin ve dogmatizminin gerçek yüzü ortaya çıkmış oldu.
Olay, 28 Ağustos'ta, Alman Başbakanı Merkel ve Alman Hıristiyan Demokrat Partisi ileri gelenlerinin Vatikan'ı ziyaretiyle başladı. Görüşmede Papa, Merkel'e Almanya'da yapacağı konuşmanın metnini verdi. Daha sonra Merkel ile yaptığı ortak basın toplantısında, Türkiye'yi kastederek, "AB'ye giriş vizesi Hıristiyanlık'tan geçer" dedi.

Kinini kusan 'baba'(!)
Efendim, bildiğiniz gibi 'Papa' kelimesinin aslı 'baba'dan gelir. Güya Papa cenapları, Hıristiyan âleminin, hatta bütün insanların babasıymış. Siz hiç bu kadar kin ve nefret dolu, başkalarının inançlarına bu derece saygısız bir 'baba' gördünüz mü?
Adam kalkmış İslâm'a ve Hz. Peygamber'e dil uzatıyor. 'İslâm'da Tanrı ile akıl arasında bağ yok'muş; 'Muhammed, sadece kötülük ve insanlık dışı şeyler getirmiş'miş ve daha bir sürü saçmalık... Bunlara zırva demez de ne dersiniz? Sanki, 10 asır önce I. Haçlı Seferi'ni başlatan Papa II. Urban ile Pierre Lermit hortlamışlar da 16. Benedikt'in bedeninde yeniden tecessüm etmişler...
Bugüne kadar başka bir din hakkında, özellikle Hıristiyanlık ve Yahudilik hakkında böylesine ağır sözler söyleyen bir halife, şeyhülislâm veya Diyanet İşleri Başkanı'na rastlanmış mıdır?
Değerli dostum ve Hıristiyan ilahiyatı uzmanı Aytunç Altındal, Papa'nın bu kin kokan uzun konuşmasını sonuna kadar dinlemiş; 'Konuşmada tam 17 defa Muhammed ve cihad dedi' diyor. Ayrıca, III. Manuel Paleologos'a da 8 defa atıfta bulunmuş. Aslında Avrupa'da Osmanlı yakını bilinen bu Manuel, 6 yaşındayken Bizans tarafından Papalığa rehin verilmiş ve 21 yaşına kadar Vatikan'ın İslâm ve özellikle Türkler aleyhindeki tezviratıyla eğitilmiş bir papalık yetiştirmesi. Kosova Zaferi'nden sonra İmparator olmuş. Onun, İslâm ve Türk aleyhtarlığı kadar tabiî bir şey yok. Anormal olan, 21. asrın başında, bilgi çağında, bir Papa'nın 7 asır öncesine atıfta bulunarak İslâmı karalamaya çalışması...
Papa'nın asıl hedefinin de Müslüman Türkler olduğundan kimse şüphe etmesin.
Güler misin, ağlar mısın?
Papa cenapları, Hıristiyanlıkla 'akıl' arasında sıkı bağdan bahsederken, 'rasyonalizm'in Kilise'ye karşı tepki olarak ortaya çıktığını ve 'akıl çağı'nın, Katolik Kilisesi'nin taassubuna karşı geliştiğini hatırlamaz mı? Galile'ye ve daha sonra Descartes'e kadar gitmeye lüzum yok; Sartre'ı, Umberto Eco'yu ve son zamanlarda romanlarıyla liste başı olan Dan Brown'ı olsun bilmez mi?
Bu kin o derece şiddetli ki, aradan 450 sene geçmesine rağmen, Martin Luther üzerindeki aforoz bile kaldırılabilmiş değildir. Eminim ki, içlerinden hâlâ Protestanlara, Ortodokslara diş biliyor; kapalı kapılar ardında kendilerinden başka herkesi 'kâfir' addediyorlardır.
İslâm'da 'tevhid' soyut ve akıl dışı oluyor da, Katolisizm'in mantıksız 'teslis'i somut olduğu için nasıl akılla sıkı bir bağ oluşturuyormuş?
Kur'an'da en sık geçen kelimelerin başında 'akl' (akıl) geldiğini bilir misiniz? (83 yerde geçmektedir).
Sakın yanlış anlaşılmasın. Biz kimsenin dinini, inancını eleştiriyor değiliz. Bilakis, her türlü dine, inanca ve hatta inançsızlığa karşı hoşgörü ile bakıyoruz. Kur'an-ı Kerîm'de 'Senin dinin sana, benim dinim bana' buyurulmuştur. Lâkin, bir dinî liderin, başka bir dine ve Peygamber'e bu şekilde saldırması karşısında, en azından hoşgörü adına sessiz kalamayız.
Diyanet İşleri Başkanı ne güzel cevap vermiş: 'Kilise, tarihte aklı devre dışı bırakarak, kendi çıkarlarını kendi hiyerarşik yükselmesini öne çıkardığı, insanların dindarlıkları üzerine tahakküm kurduğu, Tanrı ile fert arasına girip âdeta kutsalı sömürdüğü için, Batı bir aydınlanma ve reform süreci yaşadı. Bugün Batı'da din karşıtlığı varsa onun sorumlusu aklı devre dışı bırakan Kilise'dir?

'Diyalogcu' kilisenin sefaleti
Beni asıl çıldırtan da, Papa'nın 'cihad'dan söz ederek İslâm'ı terörle suçlamaya kalkışması... Papaz Efendi, aklı sıra Bin Ladin gibi meczupların yaptıklarını, İslâm'a mal etmeye çalışıyor.
İslâm'ın kelime anlamı bile 'barış' demektir. İslâm, her zaman barıştan yana olmuş ve diğer dinlerin mensuplarına kapısını açık tutmuştur. Osmanlı'nın bir 'Barış ve Huzur Medeniyeti' olduğunu söyleyen Bernard Lewis, Papa'nın bu saldırıları karşısında acaba ne diyecek, merak ediyorum.
Hiç, gayrı müslimleri 'zımmî', yani kendisine zimmetlenmiş, emanet edilmiş olarak kabul edip adaletle hükmedilmesini emreden bir din barış aleyhtarı olabilir mi?
Sözde 'diyalogcu' kilisenin geçmişine bakarsak, aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Şu sabıkalı geçmişten birkaç enstantane sayalım ister misiniz?
I. Haçlı Seferi'nde Haçlılar Kudüs'e girdiklerinde, Haçlı komutanları, 'Yahudileri yakın, mekruhturlar; Türkleri (Müslümanları) yiyebilirsiniz, etleri temizdir' diye emir vermişler; bunun üzerine binlerce çocuk kesilip pişirilerek bu yamyamlar tarafından yenilmiştir. Bu konuda çok sayıda Batı kaynağı gösterilebilir. İşte, bunu bilen Vatikan, geçtiğimiz yıllarda Haçlı Seferleri için özür dilemiştir (Bu arada, bu sefere katılanların tamamına yakınının Alman olduğunu da belirtelim).
IV. Haçlı Seferi 'nde, Katolik Latinler 1205'te İstanbul'u yakıp yıkmışlar; Ayasofya'da Ortodoks Bizans'lı kadınlara tecavüz edip işkenceyle öldürmüşlerdir.
Ortaçağ'da Katolik dogmatizminin Engizisyon işkencelerinde katledilen insan sayısı tahminlerin çok üstündedir. Hıristiyan taassubu, onbinlerce kadını meydanlarda diri diri yakmıştır.
Koskoca Endülüs medeniyetini yok etmiş, sayısız Müslüman üzerinde soykırım uygulamışlardır.
Bunların elinden binlerce Yahudi'yi biz kurtardık. Hugenot'ları, Bogomiller'i keserken de imdada biz yetiştik.
6 milyon Yahudi'yi öldüren Hitler de Katolik'ti (Aklıma gelmişken, Papa'nın babasının Hitler'in yakın dostu olduğunu biliyor muydunuz?).

Papa cenapları Türkiye'ye geliyor
Papa, bu talihsiz konuşmasından sonra Kasım'da Türkiye'ye ne yüzle gelecek, bilmiyorum. Üstelik aklında, 8 asır önce Latinler'in ırza geçtiği Ayasofya'da 'âyin' yapma düşüncesi varken... Bu arada, 'ekümenik' laflarıyla ortalığı karıştıracağından da hiç şüpheniz olmasın.
Bence, hiç vakit kaybetmeden Müslümanlar'dan özür dilemeli; Campanella'nın deyimiyle bu 'Güneş Ülkesi'ne (De Civitas Dei) gelmeyi, bundan sonra düşünmelidir.
Merak buyurmasın, biz 'hoşgörü'yü ona da öğretiriz.


Papa olayı

Murat Belge 17/09/2006 www.radikal.com.tr

Bu sabahın gazetelerine şöyle bir göz atınca, Papa'nın söylediklerine cevap verme gereğini duymuş olanların çokluğu dikkat çekiyor. Herhalde yalnız burada değil, 'şeriat'a daha yakın yaşayan Müslüman toplumlarda tepki daha büyük ve yaygın olmalı.
Çeşitli ülkelerde çekilmiş fotoğraflar bizim gazetelerde de yayımlanmış. Bunlar, bildiğimiz 'fanatik İslamcı' fotoğrafları. Dolayısıyla, kendi açılarından Papa'ya haddini bildirmek üzere yumruk sallayan ve bağıran bu adamlar, çok daha geniş, dünyayı kapsayan bir mercekten bakınca, Papa'nın dünyayı uyardığı simgenin kanıtı ve doğrulaması gibi görünecekler.
Türkiye'deki tepkilere baktığım zaman, sözel düzeyde, o fotoğraflardan çok da uzak düşmeyen ibarelere rastlıyorum. Bu arada hoş bir ayrıntı Mehmet Ali Ağca'nın da Papa'ya tepki gösterenler arasında yer alması. 'Medeniyetler çatışması'nı, şiddeti körüklemesin diye mesaj gönderiyor, Papa'ya, Mehmet Ali Ağca. Onun bu soylu tavrını kamuoyuna açıklayan avukatı öfkeli olduğunu ve küfürler ettiğini de açıklamasına ekliyor.
Bunu da, yumruk sallayan ve bağıran adam fotoğraflarının yanına koyabiliriz ve İslam'ın aslında nasıl bir sevgi dini olduğunu dünyaya daha güzel gösterebiliriz. Ağca'nın varlığıyla her şey daha inandırıcı olur. Tabii ülkemizde onun için 'Malatya'da doğdu/Papa'yı da vurdu' diye tezahürat yapan gençlerimiz ve 'mahrumiyet bölgesi'nde yaşarken önünden her gün bir Papa geçmediği için yerine bir papaz vuran delikanlımız ve onun milliyeti, mukaddesatı yerinde ağabeyleri de var.
Ama Ağca'dan başka, örneğin Salih Kapusuz'un konuşma tarzı da hepimizin göğsünü kabartacak nitelikte: 'Cehalet, ihanet, hıyanet'...
Papa'ya karşı biz de somut-fiziksel ya da soyut-simgesel yumruklarımızı sıkıp bağırırken, kendi aramızda 'camide linç' olayını tartışıyoruz. Bunun faillerinin niçin tespit edilmediğini, bununla sonuçlanan linç girişimleri zincirini, aynı zamanda dinibütün hükümetin linç olayı karşısında aldığı tavırları (polisin tavrını vb.) sorguluyoruz.
Derken Papa bir şey söylüyor ve hemen bunları bir kenara bırakıp ona dönüp 'Sen anlamazsın! Sen hainsin!' diye bağırıyoruz ve sorunlar çözülüyor.
Şimdi biraz da bu olayın Papa tarafına bakalım.
Kapusuz'ların ve daha şaşırtıcı biçimde Bardakoğlu'nun verdiği cevapların, söyleneni doğru dürüst anlamadan verilmiş cevaplar olduğunu sanıyorum; çünkü bütün olağandışı özelliklerine rağmen dünyanın en ciddi devlet geleneğine, 'know-how'ına, diplomatik incelikler birikimine sahip Vatikan'ın başındaki adamın (ve tabii bütün çevresi) o cevaplardaki ilkellikle bağdaşmayacak bir sofistikasyon düzeyinde olduğunu (Alman radyosunun da yardımıyla) tahmin ediyorum.
Ama bunun masum bir konuşma olmadığını da tahmin ediyorum. Amerika, Soğuk Savaş koşullarında Papa seçimine de müdahale edip 1978'de Polonyalı Kardinal'i Papa seçtirdi. Papa, SSCB'ye karşı cansiperane mücadele verirken, Katolik inancının da oldukça koyu muhafazakâr bir yorumunu yapıyor, kendi dünyası içinde böyle bir rol oynuyordu. Uzun Papalığı sırasında yaptığı kurumsal düzenlemelerle, kendisini izleyecek olanların da aynı değerleri savunanlardan olmasını sağlamak üzere elinden geleni yaptı. Başarılı da oldu. Papalık oldukça uzun süredir bu muhafazakâr hegemonya altında.
Onun için şimdiki Papa'nın da 'medeniyet çatışması' anlayışına uzak durması beklenmez ve nerede yer alacağı bellidir. Ama ona cevap verilecekse, bu cevabın ilkel olmaması ve Papa'yı haklı çıkarmaması da önemlidir.



Papa yine özür dilemedi


 

Roma Katolik Kilisesinin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, Almanya seyahati sırasında İslam ve Hz. Muhammed hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle Müslümanlardan özür dilemese de, tepkilerin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ve bunun da kendisini üzdüğünü söyledi.

16. Benediktus, yazlık ikametgahı Castelgandolfo'da bugün Angelus Duası sırasında yaptığı konuşmada, "Regensburg Üniversitesindeki konuşmamın, Müslüman inananların duyarlılığını inciticiymiş gibi görünen kısa bir bölümünün yol açtığı tepkilerden dolayı çok üzgünüm" dedi.

Papa, konuşma metninde alıntı yaptığı Bizans İmparatoru İkinci Manuel Paleologos'a ait ifadelerle ilgili olarak, "Ortaçağa ait bir metinden alıntı yapmıştım. Alıntı hiçbir şekilde benim şahsi düşüncemi yansıtmıyor" diye konuştu.

Yanlış anlaşılmayı düzeltmeye yönelik gerekli açıklamanın Vatikan tarafından yapıldığını hatırlatan Papa, şöyle dedi:

"Dün Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Tarciso tarafından yapılan açıklamanın, insanları yatıştırmasını ve konuşmamın anlamını aydınlatmasını umuyorum. Benim konuşmam, genel itibariyle, karşılıklı tam bir saygı içerisinde, sakin ve samimi bir diyalog çağrısıydı".

Papa 16. Benediktus, önümüzdeki Çarşamba günü yapacağı konuşmada, Almanya seyahatine ayrıntılı biçimde değineceğini sözlerine ekledi.

PAPA NE DEMİŞTİ?
PAPA'NIN KONUŞMASININ TÜRKÇE METNİ
PAPA'NIN KONUŞMASININ ORİJİNAL METNİ

 

Papa'nın sözleri İtalyan basınında


Roma Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri 16. Benediktus'un Almanya seyahati sırasında Hz. Muhammed hakkında kullandığı ifadelerin İslam dünyasında yol açtığı tepkiler, bugünkü İtalyan basınında gündemin en önemli maddesi olarak sunuldu.

Gerilim, tüm gazetelerde sürmanşet olarak verildi. Gazeteler, dün itibariyle Papa'nın özür dilemese de Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Tarciso Bertone aracılığıyla yaptığı açıklamada "yanlış anlaşılma" dolayısıyla üzgün olduğunu belirtmesine karşın, İslam dünyasındaki tepkilerin büyüdüğüne işaret ettiler.

Mücahitler Ordusu (Ceyş El Mücahidin) adlı Iraklı örgütün, internet aracılığıyla Papa'ya yönelttiği tehdit mesajı da bazı gazeteler tarafından ön plana çıkarıldı.

Corriere della Sera gazetesi, İslam dünyasının Papa'dan özür beklemeye devam ettiğini belirtti. La Repubblica gazetesi, Vatikan'ın açıklamasını, "İslam'ı incitmek istememiştim" manşetiyle duyurdu. Spotta ise "Papa, 'üzgünüm' diyor ama Vatikan'a yönelik tehditler sürüyor. Irak ve Somali'den suçlama. Fas, büyükelçisini geri çağırdı. Nablus'ta kiliselere molotofkokteyli" ifadelerine yer verildi.

La Stampa, gerilim nedeniyle Papa'nın bugün yapacağı Angelus Duası için olağanüstü güvenlik önlemlerine tanık olacağına işaretle, "Papa'ya tehdit. Angelus'a kuşatma" manşetini kullandı.

Spotta ise "Bertone, 'İslam'ı incitmek istememişti' dedi, ancak Türkiye'ye yapacağı seyahat risk altında" ifadelerine yer verildi. Il Messaggero da Vatikan'ın açıklamasını manşete çıkararak, "Papa İslam'ı incitmek istemiyordu" ifadesini kullandı. Gerilim ise ilk sayfadaki spotlarda şu ifadelerle özetlendi:

"Fas Vatikan'daki büyükelçisini geri çağırdı. Türkiye seyahati sallantıda. New York Times'tan eleştiri. Bertone, 16. Benediktus'un çok üzüldüğünü belirtti. Nablus'ta iki kiliseye molotofkokteyli. Aşırı uçlardan Roma'yı vurma tehdidi. Angelus Duası için güvenlik kuşatması."

Komünistlerin yayın organı Il Manifesto ise gerilimin Papa'nın yaptığı hatadan kaynaklandığını belirterek, "Onun suçu" diye manşet attı.

Sağ çizgideki gazetelerin ise İslam dünyasındaki eleştirileri ve tepkileri, "Papa'ya savaş ilanı" olarak sunmaları dikkati çekti.

Il Giornale gazetesi, "İslam Papa'ya savaş ilan etti" demeyi yeğlerken, Il Tempo gazetesi ise "Barış adamına savaş" manşetini kullandı.

İtalya Katolik Piskoposlar Kurulu'nun resmi yayın organı Avvenire gazetesi ise bugünkü manşetinde, "Papa üzgün. Makul olmaya davet ediyor" ifadesine yer verdi.

İspanya Dışişleri Bakanı Moratinos: Papa özür dilemeli


İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos, Papa 16. Benediktus'un İslam dünyasında tepkilere neden olan sözleri nedeniyle bugünkü konuşmasında özür dilemesi gerektiğini söyledi.

Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) Madrid'deki kongresi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Moratinos, "Gerilimin düşürülmesi için özür gerekiyor. Eğer Papa özür dilerse, gerilimi daha da yükseltmeyi gerektirecek bir şey kalmaz'' dedi.

Moratinos, mevcut sorundan dolayı Vatikan'ın "3 numaralı" adamı olarak bilinen Arjantinli kardinal Leonardo Sandri ile görüşerek, "Müslüman ülkelerin hislerini dikkate almak gerekir" mesajını verdiğini kaydetti.

Ana muhalefet Halk Partisi'nin Papanın sözlerini "ifade özgürlüğü" şeklinde yorumlamasını da eleştiren Moratinos, "Papadan daha papacı olunmamalı" diye konuştu.

Papa, bugünkü konuşmasında, tepkilerin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ve bunun da kendisini üzdüğünü söylemişti.

Alman Bakan: Papa İslamiyet'ten çok Hristiyanlığı eleştirdi


Almanya Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, Papa 16. Benediktus'un, Almanya ziyareti sırasında İslamiyet'ten çok Hristiyanlığı eleştirdiğini ve bunu diğer dinlerin temsilcilerinin de yapması gerektiğini söyledi.

Schaeuble, ''Der Spiegel'' dergisine verdiği demeçte, Papa'nın sözleriyle ilgili olarak yorum yapmak istemediğini, ancak bir insanın, konuşması sırasında kendisi inanmasa bile yüzyıllarca eski bir metinden alıntı yapabileceğini ifade etti.

Schaeuble, ''Papa ziyareti sırasında İslamiyet'ten çok Hristiyanlığı eleştirdi. Birçok vesileyle Batı dünyasının insanlar için eski cazibesini yitirdiğini söyledi. Diğer dinlerin temsilcileri de başkalarını eleştirmek yerine arada bir kendilerini eleştirseler iyi olur'' dedi.

Almanya'da yaşayan Müslüman temsilcilerle yapılacak zirveye büyük olasılıkla radikal dincilerin de katılacağının belirtilmesi üzerine de Schaeuble, başlangıçtan itibaren hiç kimseyi dışlamak istemediklerini, ancak katılımcıların anayasa kurallarına bağlılık göstermeye hazır olmaları gerektiğini ifade etti.Zirvede sadece güzel konuşma yapmayacaklarını, ülkedeki sorunlara da dikkat çekeceklerini kaydeden Schaeuble, Almanya'da yaşayan büyük bir Müslüman cemaat bulunduğunu, ancak bu cemaat ile hemen hemen hiçbir ilişkiye sahip olmadıklarını söyledi.

Devlet ile Müslüman cemaatlar arasındaki ilişkiyi daha sağlam bir temele oturtmak istediklerini belirten Schaeuble, aksi takdirde terörizme karşı mücadelede başarılı olamayacaklarını, olası saldırıları önlemek için daha fazla bilgiye ve daha iyi bir uyuma ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

Müslüman cemaatleri bir ''erken uyarı sistemi'' gibi gördüğü şeklinde yorum yapılması üzerine de Schaeuble, ''Neden olmasın? Bu sadece devlet organlarına bırakılmamalı. Her şeyi devlete bırakırsanız gelecekte diktatörlüğe benzeyen bir ülkede yaşadığınıza şaşırmamanız gerekir. Bu nedenle potansiyel olarak tehlike yaratabilecek kişilere yakın olanlar bilgi vermeli'' şeklinde görüş belirtti.''Almanya'da yapılan bir camiyi daha çok din özgürlüğü mü, yoksa uyumu engelleyen bir unsur olarak mı gördüğü'' şeklindeki soruya karşılık da Schaeuble şunları söyledi:

''Birçok kentte son yıllarda ağırlıklı olarak Türklerin yaşadığı bölgelerde namaz kılmaları ihtiyacı doğduğu için camiler yapıldı. Din özgürlüğü, herkesin dua edebileceği yerler yapmasını da içerir. Bu konuda aklıma eski Cumhurbaşkanı Johannes Rau'nun bir sözü geliyor. Türkiye'de Hristiyanların da kiliseler kurma konusunda zorlukları olmasa Türklerin Almanya'da cami inşa etmelerini desteklemenin kendisi için daha kolay olacağını söylemişti.''

İmamların da Almanya'da eğitilmelerini ve camilerde verilen vaazların Almanca olmasını da istediğini kaydeden Schaeuble, bunun için bir muhataba ihtiyaçları olduğunu, zirvenin amaçlarından birinin de bu olduğunu söyledi.Terörizme karşı mücadelede daha fazla para ve personel gerektiğini de belirten Schaeuble, ''Kültürler arasında bir çatışmayı önlemek istiyorsak, ki bunun önlenip önlenemediği henüz kesin değildir, o zaman insan hakları ve hoşgörünün evrenselliğiyle farklı kültür ve dinleri birbirleriyle uyumlu hale getirmemiz lazım'' diye konuştu.

Schaeuble ayrıca, espri olarak, ''Size söz veriyorum: Zirvede bana inançsız diyenle kavga ederim'' dedi.  (AA)

İtalya'da alarm düzeyi artırıldı


İtalya, Papa 16. Benediktus'a yönelik tepkilerde tırmanışı göz önüne alarak, Vatikan ve kiliseler çerçevesindeki alarm düzeyinin artırılmasını kararlaştırdı.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgede, özellikle radikal İslamcı unsurların bulunduğu yörelerde gerekli önlemlerin alınması istendi.

Genelgede, Papanın Almanya'daki konuşmasının, "Katolik cemaatlere yönelik saldırılar da dahil olmak üzere, bazı İslam ülkelerinde şiddetli eleştirilere maruz kaldığı"na işaret edilerek, "Ülke topraklarında da, benzer protesto gösterileri ve şiddet olayları ihtimal dışı olmadığı için, emniyet amirlerinden, diğer güvenlik güçleriyle de işbirliği yaparak, özellikle radikal İslamcı çevrelerdeki tahkikat faaliyetlerini yoğunlaştırmaları rica olunur" denildi.


17-09-2006 http://www.sabah.com.tr/2006/09/17/dun125.html 


Papa, şiddet ve Türkiye

*Londra http://www.sabah.com.tr/babahan.html

Papa 16. Benedikt'in Almanya'nın Regensburg Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, Bizans İmparatoru 2. Manuel Palaeologus'a yaptığı atıf nedeniyle başlayan gerilim Batı basının başlıca konusu oldu.
Bu konuda çok şey söylenebilir.
Ama bütün uzmanların işaret ettiği bir gerçek var. O da 2. Manuel'in bu sözleri 1394'den 1402'ye kadar süren İstanbul kuşatması sırasında bir İranlı ile konuşurken söylemiş olması.
Yani kuşatma altındaki bir liderin baskı ve öfke içinde sarfettiği sözler bunlar.
Papa'nın bu sözlere atıf yaparken, kendisiyle 2. Manuel arasına bir mesafe koymamış olması, Batılı uzmanları da rahatsız etmiş durumda.
Ancak gazetelerin okur mektupları, Müslüman dünyanın bu sözlere gösterdiği tepkinin şiddet boyutuna varmasından duyulan rahatsızlığı da ortaya koyuyor.
İşin kötüsü, Kasım ayı sonunda Türkiye'yi ziyareti planlanan Papa'nın bu gezisi gündeme geldiğinde, hemen ülkemizde son dönemde öldürülen papazların hatırlatılması.
Bu nedenle, başta AK Parti yöneticileri olmak üzere tüm yetkililerin Papa'ya tepkilerini ortaya koyarken ölçülü bir dil kullanmalarında ve yetkililerin "Türkiye'ye gelirse güvenliğini sağlayamayız" derken iki kere düşünmelerinde yarar var.
Evet bu Papa Müslümanlar'dan hazzetmiyor.
Göreve gelir gelmez ilk iş olarak "Dinlerarası Diyalog Kurulu"nu lağvedip başındaki Başpisikopos Michael Fitzgerald'ı Mısır ve Arap Birligine elçi olarak ataması bunu gösteriyor.
Çünkü tanınmış bir Arap uzmanı olan Fitzgerald, İslam'a uzlaştırıcı yaklaşımıyla tanınıyor. Alman olan Papa'nın aksine o farklı görüşlere hoşgörüyle bakmayı öğrenmiş bir İngiliz.
Papa'nın ayrıca Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğine karşı duruşu da biliniyor.
Bu nedenle 2. Manuel'e atıf yapıyor ama bunu yaparken "İmparator yanlış konuşmuş" demeyi aklına getirmiyor.
Bu Papa İslam'ın reform edilemeyeceği ve bu nedenle demokrasiyle birarada yaşayamayacağına inanıyor.
İslam'ın şiddete eğilimini eleştiriyor ama koca bir Güney Amerika kıtasının Papalığın onayıyla kılıçtan geçirilip zorla Hıristiyanlaştırıldığını görmezden geliyor.
Bu dönemde Papalığın yerli halk için "Barbarlar, insan olmadıkları için köleleştirilebilirler ve Hıristiyan olmaya direnirlerse öldürülebilirler" gibi görüşler verdiğini hatırlamıyor.
Hıristiyan ve İslam dünyası arasında gerilimin tırmandığı bir dönemde böyle bir çıkış elbette dünya barışına katkı sağlamaktan uzak.
Ancak buna verilecek cevabın şiddetten uzak olmasını sağlamak Müslüman din adamları ve liderlerin en büyük hedefi olmalı.
Papa'ya gösterilecek tepkide şiddetin dozunun artması, onun alıntı yaptığı sözlerin haklı olduğunu göstermekten başka işe yaramaz.


PAPA O İKİ KELİMEYİ SÖYLEMEDİ
İslam dünyasının Papa'dan beklediği "özür dilerim" açıklaması yine gelmedi.
Papa Benedikt, San Pietro Meydanı'nda her pazar düzenlenen geleneksel Angelus duasında katoliklere seslendi. İslam alemine yönelik sözleri nedeniyle gerginlik çıkmasından endişelenen Vatikan, meydanda sıkı güvenlik önlemleri aldı.

Meydanda toplanan halka hitaben konuşma yapan Papa Benedikt, İslam dünyasının beklediği özürü yine dilemedi. Sözlerinin yanlış anlaşıldığını savunan Papa, üzgün olduğunu söylemekle yetindi. Özür dilemekten ısrarla kaçınan Papa, "Benim orada yaptığım sadece bir alıntıyı aktarmaktan ibaretti. Bu alıntı da benim konuya ilişkin şahsi düşüncemi yansıtmıyor" dedi.

17 Eylül 2006 Pazar  www.internethaber.com


Erdoğan'ın Papa eleştirisi İngiliz basınında

İngiliz The Telegraph gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın Papa 16. Benedikt’in İslam’a ilişkin sözlerine yönelik eleştirilerine dikkat çekerek, “Türk Başbakanı dünyanın en ılımlı Müslüman politikacılarından biri. Ancak Avrupa ile en yakın bağı olan Müslüman halkının lideri, olarak Papa’nın İslam’a ilişkin küçük düşürücü gibi görülen sözlerine protesto beyanı özellikle kuvvetliydi” yorumunu yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Papa 16. Benedikt’in İslam’a ilişkin sözlerine yönelik eleştirileri Batı basınının ilgisini çekti. İngiliz The Telegraph gazetesi, “Türk Başbakanı dünyanın en ılımlı Müslüman politikacılarından biri. Ancak Avrupa ile en yakın bağı olan Müslüman halkının lideri olarak, Papa’nın İslam’a ilişkin küçük düşürücü gibi görülen sözlerine protesto beyanı özellikle kuvvetliydi” yorumunu yaptı.

İngiltere’de yayınlanan The Telegraph gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın Papa 16. Benedikt’in sözlerine gösterdiği tepkiye dikkat çekerek, “Türk Başbakanı dünyanın en ılımlı Müslüman politikacılarından biri. Ancak Avrupa ile en yakın bağı olan Müslüman halkının lideri olarak Papa’nın İslam’a ilişkin küçük düşürücü gibi görülen sözlerine protesto beyanı özellikle kuvvetliydi” yorumunu yaptı.

Başbakan Erdoğan’ın “Papa, yanlış, çirkin ve talihsiz sözlerini geri alması ve özür dilemesi” gerektiği yolundaki açıklamalarını yansıtan gazete, buna karşın Erdoğan’ın değerlendirmesinin dünya çapındaki Müslüman liderlerin öfkeli açıklamalarına göre, ılımlı olduğunu yazdı.

İngiliz gazetesi, Papa’nın Kasım sonunda Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlandığını anımsatırken de laik olmakla birlikte Türkiye’nin Papa’nın ziyaret edeceği ilk Müslüman ülkesi olacağına işaret etti. Ancak göstericilerin ziyaretin iptalini talep ettiğini kaydeden gazete, Türk yetkililerinin ise, ziyaret sırasında Papa’nın güvenliğini garanti edemeyecekleri kaygılarını kabul etmediğini yazdı.

Buna karşın gazete, Katolik piskoposların ziyaretin gerçekleşmesinin uygun olup olmayacağını görüşmek için Pazartesi günü toplanacağını da bildirdi.

(ANKA) 17.09.06


Papa özür dilemeli

17 Eylül 2006 Pazar www.turkiyegazetesi.com
Çok üzgünmüş!
İslamiyet’i şiddet yanlısı gösteren Papa 16. Benediktus, Müslümanların ‘özür’ beklentisine “çok üzgünüm” demekle yetindi.
------
İSTANBUL- Papa 16. Benediktus’un İslam dini ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed hakkındaki çirkin açıklamalarına en sert tepki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Crowne Plaza Otel’de düzenlenen “5. Uluslararası Batı Trakya Türkleri Kurultayı”ndan ayrılışı sırasında gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevaplandıran Erdoğan, “Papa’nın, dünyada medeniyetlerarası diyaloğun başlatıldığı böyle bir dönemde, anlamı barış olan İslam dinine ve onun sevgili Peygamberine karşı yapmış olduğu değerlendirme, çok ciddi bir talihsizliktir. Bunu bizlerin, İslam dünyasının ve aklı selim sahibi Hristiyan dünyasının da kabul etmesi mümkün değildir. Nitekim yaklaşımlar bunu gösteriyor” dedi.
Papa’nın özür dilemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Çok açık ve net olarak şunu söylemek durumundayım; Papa bir din adamı gibi konuşmamış, alışılmış siyasetçiler gibi bir konuşma yapmıştır. Zaten şu anda bir devletin reisi, lideri, başkanı... Temenni ederiz ki, yapmış olduğu yanlışı süratle düzeltir ve medeniyetlerarası diyaloğun gelişmesi noktasında oraya bir gölge düşürmemiş olur. Kişilerin bu tür açıklamaları, bizim bu yoldaki kararlılığımızı değiştirmeyecektir. Yapmış olduğu talihsiz açıklamalardan geri adım atması, gerek İslam dünyasından gerekse Müslümanlardan özür dilemesi şarttır.” Başbakan Erdoğan, “Bu açıklamaların Papa 16. Benediktus’un Kasım ayında Türkiye’ye yapacağı ziyareti etkileyip, etkilemeyeceğine” ilişkin bir soru üzerine de “Onu bilemem” cevabını verdi.
-------
>>> Çok üzgünmüş!
VATİKAN- İslamiyet’i şiddet yanlısı gösteren Papa 16. Benediktus, Müslümanların ‘özür’ beklentisine “çok üzgünüm” demekle yetindi. Almanya ziyaretinde Peygamber Efendimiz’e hakaretlerde bulunan Papa, Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Bertone aracılığıyla yaptığı açıklamada, konuşmasının yanlış anlaşıldığını ima etti. Bertone, “Papa, konuşmasının bazı bölümlerinin Müslümanların duyarlılığını inciticiymiş gibi bir hava oluşturmasından, kendi niyetine tümüyle ters biçimde yorumlanmasından dolayı son derece üzgün” dedi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Papa, oradaki konuşmasında hangi taraftan olursa olsun şiddete dinsel bir gerekçe göstermenin net ve kesin biçimde reddedilmesi gerektiğini söylemek istemekteydi”.

‘Terörü bitirin’

Haber: Hayrettin Turan

ANKARA - Washington Post gazetesi, terör örgütü PKK’nın, Orta Doğu’da istikrar sağlanmasına tehdit içeren unsurlardan biri olduğunu yazdı. Gazetede Lenore G. Martin tarafından kaleme alınan yazıda, dünyanın, Hizbullah ile Irak’taki direnişe odaklandığı, ancak Irak’ın kuzeyinde konuşlanan PKK’nın da Orta Doğu’daki istikrarı tehdit eden unsurlar arasında yer aldığı yorumu yapıldı.

Ankara kararlı
Yazıda, terör örgütünün, Türkiye’nin güneydoğusunda Türk güvenlik kuvvetlerine ve ülkenin çeşitli yerlerinde sivillere yönelik saldırılar düzenlediği belirtildi ve Türkiye’nin, 30 binden fazla insanı katleden örgütü engellemekte kararlı olduğu vurgulandı. Yazıda, Türkiye’nin, Irak sınırına kuvvet yönlendirdiği ve Irak’ın kuzeyine girmesinin gündemde olduğu ifade edildi. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın, Türkiye, ABD ve Irak’ın katılımıyla oluşan üçlü komisyonla meseleye çözüm aradığı, ancak bunun yetersiz kaldığı, Washington yönetiminin, Orta Doğu politikasının zarar görmemesi için terör örgütüne yönelik daha sert adımlar atmasının gerekliliği de dile getirildi.
“ABD, Türkiye ve Iraklı Kürtler, krizin önüne geçmek için ne yapmalı” ara başlığı kullanılan yazıda, kuzey Iraklı Kürtlerin, kendileri için zor olsa bile, terör örgütünün bölgedeki varlığını kabul etmemelerinin ve örgüt elebaşılarının ülkede rahatça gezinebilmesini engellemelerinin çözüm olabileceği kaydedildi. Ayrıca, ABD’nin, terör örgütleri listesinde yer alan PKK’ya para aktarımını engellemeleri için Avrupa ülkelerine baskı yapmasının şart olduğu da belirtildi. Terör örgütü PKK’nın daha önce, İran, Kuzey Irak ve Suriye’den yönlendirildiği de belirtilen yazıda, Şam yönetiminin, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı bir dönem için ülkesinde barındırdığı, Türkiye’nin Suriye sınırına asker yığması üzerine Öcalan’ın bu ülkeden gönderildiği hatırlatıldı. Yazıda, Washington’ın Türkiye’nin yapacağı askeri müdahaleye karşı çıkması durumunda, bölgede stratejik bir konuma sahip olan Türkiye’den daha fazla uzaklaşma riski bulunduğu iddia edildi.


Erdogan: Pope must withdraw Islam remarks

Sunday, September 17, 2006 ANKARA - Reuters and TDN

  Turkish Prime Minister Tayyip Erdogan, joining a global chorus of Muslim protest, said on Saturday Pope Benedict should withdraw "ugly" comments he made about Islam.

  The pope's suggestion, made in a lecture last Tuesday in his native Germany, that early Muslims had used violence to spread their faith has sparked fury across the Islamic world along with demands for a public apology.

  "The pope spoke like a politician rather than as a man of religion," Erdogan said in televised remarks.

  "The statements are ugly and unfortunate. The pope needs to take a step back to preserve inter-religious peace," said Erdogan, a pious Muslim with roots in political Islam.

  "We cannot accept these statements. The Islamic world cannot accept them. I think these statements cannot be accepted by the Christian and Catholic world either," he added.

  Erdogan was speaking before the Vatican issued a statement saying the pope was sorry for upsetting Muslims in his lecture.

  Benedict is due to visit Turkey in November. Turkish officials said they hoped the trip would go ahead as planned.

  We hope that feelings will calm down and that the protests will be limited," one official told Reuters when asked if the pope's expression of regret would satisfy Turkish opinion.

  "His comments about Islam were unfortunate but we hope his visit to Turkey will go ahead as scheduled in November," the official added.

  Benedict has long been viewed in Turkey with some suspicion due to statements made before he became pope last year expressing opposition to Turkish membership of the European Union. Benedict said Turkey did not belong in Europe.


Pope sorry his Islam speech found offensive

Sunday, September 17, 2006 VATICAN CITY - Reuters

Chancellor Angela Merkel and other German politicians defend pope's comments, saying he was misunderstood

  Pope Benedict told Muslims on Saturday he was sorry they had found his speech on Islam offensive, expressing his respect for their faith and hoping they would understand the "true sense" of his words.

  "The Holy Father is very sorry that some passages of his speech may have sounded offensive to the sensibilities of Muslim believers," Vatican Secretary of State Cardinal Tarcisio Bertone said in a statement.

  The statement came amid mounting anger from Muslims over remarks by the pope in a speech in his native Germany on Tuesday that was seen as critical of their faith. Calls for him to apologize had spread beyond the Islamic world.

  In that speech, the pope appeared to endorse a Christian view, contested by most Muslims, that the early Muslims spread their religion by violence.

  The Vatican statement said: "Confirming his respect and esteem for those who profess the Islamic faith, he (the pope) hopes they will be helped to understand his words in their true sense."

  Before the statement, the tide of Muslim criticism of the Roman Catholic leader swelled on Saturday.

  Yemen's president became the first head of state publicly to denounce him and threatened to review ties with the Vatican unless he apologized. Ali Abdullah Saleh, campaigning for re-election, told voters at a rally Benedict had wronged Islam.

  Two churches -- neither of them Catholic -- were fire-bombed in the West Bank, although no one was hurt.

  But Chancellor Angela Merkel and other German politicians defended his comments, saying he had been misunderstood.

  "It was an invitation to dialogue between religions, she told the mass-circulation Bild newspaper in an interview. "What Benedict XVI emphasized was a decisive and uncompromising renunciation of all forms of violence in the name of religion."

Calls for apology:"He should apologize to Muslims," the president of the German Council of Muslims, Ayyub Axel Koehler, told the Neue Presse newspaper on Saturday. "That would be a contribution towards unwinding the tension and creating clarity."

  Support for that view came from the New York Times, which said in an editorial on Saturday he must issue a "deep and persuasive" apology for quotes used in his speech.

  "The world listens carefully to the words of any pope. And it is tragic and dangerous when one sows pain, either deliberately or carelessly," it said. "He needs to offer a deep and persuasive apology, demonstrating that words can also heal."

  The pope on Tuesday repeated criticism of the Prophet Mohammad by the 14th century Byzantine Emperor Manuel II Palaeologus, who said everything Mohammad brought was evil "such as his command to spread by the sword the faith he preached."

  The pope, who used the terms "jihad" and "holy war" in his lecture, added "violence is incompatible with the nature of God and the nature of the soul."

  Muslim figures continued to assail those comments.

  "How can (the pope) imply that Muslims are the creators of terrorism in the world while it is the followers of Christianity who have aggressed against every country of the Islamic world?" prominent Saudi cleric Salman al-Odeh said.

  "Who attacked Afghanistan and who invaded Iraq? ... The pope's statements are an attempt to put a religious cover on injustice and political aggression practised by the American administration against Muslims."

Elsewhere:

   Iraq's government called for calm on Saturday in response to remarks by the pope that have angered Muslims, saying those offended should not take out their anger on the country's small Christian minority. The door of a church in Basra was attacked overnight, in what appeared to be the first strike in Iraq since the comments. "We call on all those who love God's prophets not to carry out actions that will harm our Christian brothers here," Iraqi government spokesman Ali al-Dabbagh said in an interview with Iraqiya state television.

  Indian police detained nearly two dozen angry Muslims protesting the pope's remarks on Islam on Saturday, the second straight day of anti-pope rallies in India's only Muslim majority state of Kashmir. More than 100 supporters of the hardline faction of the All Parties Hurriyat Conference, Kashmir's main separatist alliance, marched through Srinagar's city center chanting "Down with the Pope," and "Long Live Islam." The protesters scuffled with police who stopped them marching to the United Nations military observer's office in Srinagar, the summer capital of India's Jammu-Kashmir state.

  About 1,000 Indonesian Muslims waving flags and shouting "God is Great" marched to the Palestinian Embassy in Jakarta on Saturday to demonstrate their support for the Palestinian people and criticize the pope. The demonstrators, who arrived at the embassy after a 45-kilometer march from their Islamic boarding school in West Java, demanded the al-Aqsa mosque be freed from Israeli control. "As we know up until now the al-Aqsa mosque, which is the Muslims' right, is still under the colonial rule of Islam's enemies," said protest leader Heri Budianto.


A Pope’s Holy War
 
By quoting a 14th-century Christian emperor on an ‘evil and inhuman’ Islam, Benedict XVI ignites a global storm.
What was he thinking?
 
By Jon MeachamNewsweek
 
Sept. 25, 2006 issue - The setting was familiar, the occasion, the speaker thought, fitting. At three in the afternoon last Tuesday, after a quick ride from lunch in the Popemobile, Benedict XVI began a lecture in the Aula Magna of the University of Regensburg in Germany. As Joseph Ratzinger, the pope spent much of his life in the country’s academic milieu; as he spoke to a gathering of scientists in the hall, he reminisced about his teaching days at the University of Bonn. “There was a lively exchange with historians, philosophers, philologists ...” Benedict said early in an address on faith and reason. Citing a conversation between a 14th-century Christian Byzantine emperor and an Islamic Persian, Benedict quoted Manuel II: “‘Show me just what Mohammed brought that was new, and there you will find things only evil and inhuman, such as his command to spread by the sword the faith he preached.’”

Within days Benedict found the globe engaged in a “lively exchange,” but it was not, one suspects, the exchange the pope had in mind. The Pakistani parliament voted to condemn him; the leading Shiite cleric in Lebanon asked for a personal apology. “He is going down in history in the same category as leaders such as Hitler and Mussolini,” said Salih Kapusuz, the deputy head of Turkey’s governing party, and officials there suggested the pope should reconsider a trip planned for November.

The Vatican soon issued a grandly titled “Declaration Concerning Pope’s Regensburg Address.” “It was certainly not the intention of the Holy Father to undertake a comprehensive study of the jihad and of Muslim ideas on the subject, still less to offend the sensibilities of the Muslim faithful,” said papal spokesman Federico Lombardi. If the goal, in Lombardi’s words, had been to articulate “a clear and radical rejection of the religious motivation for violence,” then Benedict failed.

The pope’s intentions in discussing “holy war” were presumably good—he approvingly quoted an early Qu’ranic “surah” (chapter), which says “there is no compulsion in religion”—and he was right to raise the issue of how to confront and combat the religious extremism that gives rise to terror and violence. Sadly, though, he did so clumsily and obliquely, and, far from opening a constructive conversation, instead exacerbated tensions between Christianity and Islam. The episode also marks the first widely noted break with the spirit of the papacy of Benedict’s beloved predecessor. A reassuring pastor, John Paul II was the first pope to visit a mosque (in Damascus, Syria, in 2000), and he managed to project an air of ecumenicism while holding fast to the fundamentals of faith and doctrine. “This is clearly not John Paul II,” says R. Albert Mohler Jr., president of the Southern Baptist Theological Seminary in Louisville, Ky. “It’s a very different direction for the papacy, and reflects Benedict XVI’s worries about secularism, Islam and a declining Christian vigor in Europe.”

Much of the Regensburg address was a meditation on faith and reason, the roots of religiously inspired violence and the need for believers to see God as a figure of lo